Gulen Gunduz Yilmaz traces the inner child concept from psychology back to ancient myths. Kronos devours his newborn son, Moses survives a decree to kill all male infants, Zeus is hidden by his mother. These stories show a pattern: the abandoned child reaches self-realization and triggers heroic transformation.
Chapters
İçimdeki çocuk ve bu içimizdeki benliğin parçaları psikolojide uzun zamandır kullanılıyor ama bu kavramlar aslında neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Kutsal kitaplardaki hikayelerde ve mitolojilerde çocuk hikayeleri var ve bu çocuğun başına genelde çok da iyi şeyler gelmiyor. Örneğin Kronos'un hikayesi var. Kronos çocuklarını doğar doğmaz yiyen bir baba, bir tanrı. Ve Zeus, onu annesi saklıyor bir şekilde. Zeus aslında Kronos'u öldürerek kendi varlığına devam edebiliyor. Genelde hikayelerde çocuk kendi doğasını yaşayacak zamana gelene kadar genelde kovalanıyor. Başına bir sürü iş geliyor. Mesela Hz. Musa'da da olduğu gibi bütün erkek çocukların öldürülme kararını alıyor Firavun ve sonra onu biliyorsunuz bir ırmağa bırakıyorlar, sonra saraydan onu alıyorlar ve o şekilde büyütüyorlar. Yani bu terk edilmiş çocuk motifi bizim neredeyse bütün coğrafyalardaki bütün o çok eski hikayelerimizde var. Bunu herhangi bir çocuğun dışarıda olması şeklinde değil de O içimizdeki çocuğun terk edilmişliği, içimizdeki çocuğa ebeveynlik yapma hallerimiz olarak okumak mümkün. Ben öyle okuyorum. Ve ne zaman ki o çocuk kendi doğasını ifşa etmeye başlıyor, o zaman zaten kahramana dönüşüyor hikayeden ve bayağı büyük işler başarıyor.