
In this Turkish‑language workshop, Gülen Gündüz Yılmaz, Nadia and other facilitators lead participants through a step‑by‑step experiential process for working with anger. The session begins with a body‑scan mindfulness practice that establishes a comfortable posture, breath awareness, and tactile focus on the hands. Participants are then guided to recall a recent moment of anger, visualise its colour, temperature, texture and size, and notice how it manifests in the body (tightness in chest, heat in cheeks, etc.). Using Non‑violent Communication (NVC) language, they ask the angry feeling what unmet need it signals (e.g., safety, trust, love, rest). The group then co‑creates concrete, short‑term “strategy gifts” – tiny actions that can satisfy the identified need within a few days (e.g., lighting sandalwood, wearing a trusted piece of clothing). After acknowledging the need, the facilitators lead a transformation meditation that shifts the participant’s vibration from low‑energy anger to high‑energy joy or excitement, using breath, visualisation of a balloon, and body‑wide expansion of the feeling. The workshop also touches on personal histories of suppressed anger, emphasizing that anger is a neutral signal rather than a bad emotion, and encourages participants to continue practicing, attend further trainings, and seek individual support. Throughout, the tone is instructional, compassionate, and encouraging, with a supportive sentiment toward participants’ growth.
Chapters
Evet, şimdi biz öfkeyle ilgili... Hani öfkeyle nasıl bağ kurabiliriz? Bundan canlı yayında bayağı bir bahsettik. Size de o canlı yayındaki işin teori kısmını dinlemenizi rica etmiştik. Çünkü burada tekrar öfkeyi elçi olarak duymanın detaylarını konuşacağımız bir vaktimiz yok. Burada direkt deneyimin kendisine geçeceğiz. Ve... Önce bir bedenimizle bağlantıya geçip sonra da öfkenin mesajını duyduğumuz bir şey yaşayacağız. Hep beraber. Diyerek ben Nadya'ya sözü bırakıyorum ki bir beden tarama meditasyonunu hep beraber yapalım.
Evet.
Meditasyonla başlayalım.
Bir farkındalık meditasyonuna başlayacağız.
bir rahat pozisyonda oturuyorsanız bir rahat pozisyonunuz olsun. İster badaj kurabilirsiniz, ister bir sandalyede oturuyorsanız ayaklarınız yere basabilir. Ve omurgayı mümkünse dik bir şekilde tutmaya çalışacağız. Gerekiyorsa bir yastık kullanabilirsiniz kalçanın altında. Ve oturduğunuz yerde İlk önce bir bakın, burası benim için rahat mı? Pozisyonumu değiştirmek istiyor muyum herhangi bir şekilde? Çok yorgun hissediyorsanız yatabilirsiniz aynı şekilde. Ve ilk önce bir burundan diri nefes alarak ağzından nefesi vererek gözler artık kapansın
ve dikkatinizi bedenin içinde almaya başlayın.
Ve farkındalığı getirmek için bir eliniz karnınıza gelsin, diğer el göğüs kafesine gelsin. Hangi el nereye gidiyorsa hiç önemli değil. Ve nefes alırken ilk önce fark edin hangi el kalkıyor? Karnındaki, göğüs kafesindeki. Ve izin verin ilk önce karnındaki el kalkmaya başlasın.
Karnımızı balon gibi şişirmeye başlıyoruz nefes alırken.
ve nefes verirken ağzından mumu söndürüyormuşuz gibi nefes veriyoruz. Nefesimizi alırken, karnımızı şişirerek balon gibi şişsin verirken ve bu şekilde birkaç kere sadece karnındaki eli kaldırmaya çalışıyoruz. Eğer zor geliyorsa o zaman izin verin göğüs kafesindeki de el kalkabilir. Karnından nefes alırken, burundan alıyoruz, verirken ağzından ve devam ederken karnındaki el kalkıyor, göğüs kafesine kadar geliyor nefes ve verirken sesli nefesimizi vermeye başlıyoruz. Karnından göğüs kafesine kadar geliyor, Ve izin verin ne kanal gibi ses çıkmak istiyorsa çıksın nefesle birlikte. Birkaç kere bu şekilde nefesinizi alıp vermeye devam edin. Karnından nefes başlıyor, göğüs kafesine kadar çıkıyor. Belki bu şekilde nefesini alıp vermeye devam etmek isteyebilirsin.
Veya artık burundan nefes alıp burundan nefes vermeye başlıyoruz.
Nefesini hisset. Burunun iki deliğinden giriyor.
Boğazın arkası, kalbin arkası, alt karnına kadar iniyor. Ve her defasını çekerken bedenini biraz daha yumuşak, biraz daha rahat bırakıyor.
Her nefes aldığında baş tepesi biraz daha yukarı doğru yükselsin. Her verdiğin nefese beden biraz daha yumuşasın. Ve bedenini ayak parmaklardan baş tepesine kadar tara.
Ve bak bakalım beden nasıl hissediyor. Herhangi bir tarafı kendini sıkıp tutuyor musun? Kalçayı, karnını, dişleri sıkıyor musun? Kaş arasını açsın. Çene. Ve izin ver yumuşasın. Ve tekrar bir derin nefes alarak. Nefesini vererek. Dikkatini tamamen nefesine getirerek. Sana en yakın nefes sesinde dikkatini olsun. Ve tüm dikkat bedenin içinde, iç dünyada olsun. Ve ellerini artık indirebilirsin. İster dizlerin üstünde, ister bedenin yanında bırakabilirsin. Sadece nefesinle farkında ol ve nefesini hisset.
Ve arada eğer ağzından nefes vermek istersen,
ağzından nefesi vermeye devam edebilirsin. Burundan iki deliğinden nefes giriyor. Boğazın arkası, kalbin arkası, kuyruk sokumuna kadar iniyor. Ve her çıkışla birlikte bedenini biraz daha yumuşak bırakıyoruz. Nefesine odaklarken fark edebilirsin. Dikkatin belki başka yerlere gidebilir. Belki başka seslere, belki düşüncelere, Onu fark ettikten sonra tekrar dikkatini nefesine getir. Ve nefesini fark et. Nefesini kontrol etmek yerinde rahat atmasına izin ver. Burunun iki deliğinden giriyor. Boğazın arkası, kalbin arkası, alt karnına kadar iniyor. Her defasında çıkarken bedenini biraz daha yumuşak ve rahat bırakıyor. Ve devam ederken öfkeyle tanışma meditasyonuna Gülen'le birlikte geçiyoruz.
Şimdi dikkatini bedeninden ayırmadan öfke hissettiğin bir ana gideceksin. Bu büyük bir öfke olmasın.
Minik, belki mini minnacık bir öfke olsun.
Belki bugün hissettiğin, belki iki gün önce hissettiğin. Şimdi bu anın içindeyken etrafında o öfke hissettiğin anın görüntüsünün belirmesine izin ver. Bir bak bakalım etrafında nasıl renkler var? Nasıl bir görüntü var? Ve şimdi o öfke hissettiğin anın içindeyken dikkatini bedenine çevir. Ve bir bak bakalım öfke bedeninde nasıl tezahür ediyor. Göğsünde bir sıkışıklık mı var? Yanaklarında bir sıcaklık? Belki şakakların atıyor. Her nerede hissediyorsan öfkenin kendini gösterdiği yere odaklanmak için kendine izin ver. Ve bu öfke eğer çok geliyorsa onu bir tık, iki tık, üç tık küçültmek senin elinde.
Eğer o öfkeyi çok az hissediyorsan onu
yine bir tık, iki tık, üç tık büyütmek yine senin elinde. Öfkeyi hissedeceğin ama onun seni tamamen ele geçirmesine izin vermeyeceğin bir yakınlıkta belirmesi için kendine izin ver. Şimdi bir bak bakalım. Bu bedenindeki hissettiğin öfkenin bir rengi var mı? Sıcaklığı nasıl? Dokusu nasıl?
Şimdi
son derece canlı bir şekilde gördüğün
bu öfkeyi bedeninden bir tık, iki tık, belki de üç tık uzaklaşması için kendine izin ver. Amacımız öfkeyi, mesajını duyabileceğimiz ama onunla bağlantıyı koparmayacağımız uzaklıkta tutmak. Bu uzaklığı sen ayarlayacaksın. Eğer çok geliyorsa o zaman bir adım, iki adım daha uzaklaştır. Eğer bağlantı koptuysa bir adım, iki adım yakınlaştır. Ve tekrar gör öfkeyi. Rengi, sıcaklığı, dokusu aynı mı? Yoksa bir tık değişti mi? Öfke diğer tüm duygular gibi çok değerli bir elçi. Ve şimdi bu elçinin mesajını duyacaksın. Ona şunu sor. Bana mesajın nedir? Bana ne söylemek için var oldun? Ve şimdi ona şunu sor. Bana hangi ihtiyacımı söylemek için? Hangi ihtiyacımı şu an karşılamadığımı bana söylemek için buldun?
Huzur
ihtiyacım mı? Kabul ihtiyacım mı? Büyüme, gelişme ihtiyacım mı? Dinlenme, rahatlama ihtiyacım mı? Güvenmek ihtiyacım mı? Yakınlık ihtiyacım mı? Kendi hayallerime, hedeflerime, değerlerimi seçme ihtiyacım mı?
Bunları
gerçekleştirme planlarımı seçme ihtiyacım mı? Duygusal güvenlik ihtiyacın mı? Sevgi ihtiyacın mı? Alan ihtiyacın mı? Belki de sıraladığım ihtiyaçlardan farklı bir ihtiyacı hatırlatmak için oradadır. Meditasyonu birazdan sonlandırdığımızda ihtiyaçlar listesinden bu duyguyla, öfkeyle bağlantını koparmadan ihtiyaç listesine tekrar göz atabilirsin. Şimdi derin bir nefes al. Ve karşındaki öfkeye şunu söyle. Bana verdiğin mesaj için teşekkür ederim. Bana, bu ihtiyacıma Söylemek için, belirdiğin için sana teşekkür ederim.
Şimdi
öfkeden bir parça uzaklaşmamız gerekiyor ki öfkenin bize söylediği ihtiyacı nasıl karşılayacağımızla ilgili çalışma yapalım diye. Belki öfkeyi hafifledi şu anda sende. Belki hafiflemedi. Hala yoğun bir şekilde devam ediyor. Onunla tekrar bağlantıya geçeceğiz. Çalışmamızın son parçasında. Ama şimdilik onunla vedalaşmamız gerekiyor. Vedalaşmamızda da bedenimiz bize yardımcı olacak. O yüzden Nadia Biz de şu anda bedenimizi rahatlatmak ve öfkeyi tutunmadan onu şu anda salıvermekle ilgili minik bir çalışma yaptırsın.
Bir derin nefes alalım. Böyle sesli nefes verelim. Birkaç kere bu şekilde devam edin. Derin nefes.
Ve verdiğin her nefesle sanki o öfkeyle
birlikte nefes çıksın dışarı doğru.
Ve eğer hala bedenin içinde herhangi bir yerde sıktığını hissediyorsan, gerginlik hissediyorsan biraz bir bedenini sağlayabilirsin.
Ellerini, kollarını, başını, bedenini. Ayağa kalkıp biraz zıplayabilirsin.
Evet, hafif saçlarını bile çekebilirsin. hafif bir evet biraz hareket yapabilirsin ve belki hatta yerin üstünde böyle dans ediyormuş gibi hafif bir hareketleri yapıp ve aynı
şekilde bir derin nefes alarak bir nefesini vererek bir bak bakalım gözleri kapatıp bir tara bedenini ayak parmaklardan baş tepesine bedeni nasıl hissediyor? Herhangi bir tarafı hala sıkıyor musun? Çeneyi, omuzlarını, kalçayı, karnını... Hangi bölgeyi sıkıyorsan
dikkatini o bölgeye verip hatta ellerini de o bölgeye koyabilirsin.
Farkındalığı artmak için.
Ve sanki nefesini sesle birlikte oraya doğru gönderiyor musun gibi.
Son kez tekrar öfkeyle vedalaş.
ve hazır olduğunda gözlerini açabilirsin.
Direkt.
Bir iki kişi ihtiyaç yazar mı? Öfkenin sana söylediği ihtiyaç ne oldu?
Onu...
Şimdi bir tane seçelim buradan. Mesela neyi seçelim?
Güven seçelim.
Güven seçelim.
Süper.
Şimdi güven ihtiyacımı karşılamak üzere gruba gittiğimde gruptaki arkadaşlarımdan strateji hediyesi alacağım. Yani güven ihtiyacı için her arkadaşım bana iki tane strateji önerecek. Bu stratejilerin bir, o ihtiyaçla ilgili ve alakalı olması önemli. İki, uzun vadede değil, birkaç gün içerisinde yapabileceğin bir strateji olması önemli. Burası umarım nettir herkes için.
Bir tane örnek verebiliriz.
Örnek verelim. Mesela güven ihtiyacı için kendimi güvende hissetmeye ilgili benim stratejilerimden bir tanesi sedir kokusunu yani gerçek sedir kokusunu bu hurdanlıkta yakmak. Diyeceksiniz ki ne alaka? Çok alakalı. Çünkü kendimi güvende hissetmek esansiyel yağlarla mesela ilgili. Ve bu benim hemen şu anda bugün bu saatte yapabileceğim bir şey. O kendimi güvende hissetmeme yardımcı oluyor.
Mesela başka bir şey, çünkü burada minik adımları da esas bahsediyoruz. Çok küçük bir şey, kendim hemen yapabileceğim. Mesela güvende hissettiğim bir kıyafet giymek olabilir. çok güvende hissettiğim bir şey olabilir. Ayakkabı mesela, çok güvende hissettiğim ayakkabı.
Evet.
Yani burada şeyi aslında deneyimliyoruz. Yani duygu bana ihtiyacımı söylüyor ve ihtiyacımı karşılamak için böyle minik minik stratejiler geliştirebilirim.
Benim çok örnek verdiğim strateji örneği var.
Canlı yayında da seyretmiş olmalısınız. Mesela sevgi besin ihtiyacımı karşılamak için ben mutlaka Nadia bana kuzu tandır yapacak, öbür
türlü aç kalacağım nasıl demiyorsam aynı şekilde duygusal ihtiyaçlarım için de bir kişiye ve
tek bir stratejiye bağımlı kalmadan sonsuz bollukta strateji geliştirebilirim. Burada bunu deneyimliyoruz.
Evet, yani Küçük bir şey söylemek istiyorum. Güven ilgili konuşuyoruz. Güveni başka partnerimden beklemek yerinde mesela. O böyle davranmalı ki ben güvende hissedeyim. Yerinde ben acaba kendimi ne yapabilirim güvende hissetmek için? Burada ben ne yapabilirim kendimle?
Kesinlikle.
Umuyoruz ki bu ihtiyaç ve strateji örneği güzel olmuştur. Son olarak da şunu söyleyeceğim, burası önemli. Ben ihtiyacımı söylüyorum. Sonra strateji öneriyorlar ya bana ihtiyacım için grup üyeleri, ikişer tane. Bunları ister satın alırım, ister satın almam, ister ondan ilham alarak başka bir şey türetirim. Şu anda ona cevap vermeyin lütfen. Birisi size strateji önerdiğinde yok ben bunu yaparım, yapamam demeyin. Bunlar bedava verilen hediyeler. O bedava hediyeleri önce bir toplayın. Sonra onun üzerinde kendiniz, kendi zamanınızda oturursunuz, düşünürsünüz. Bakalım orada hangi stratejileri sonrasında sizler geliştireceksiniz. İhtiyaçları netleştirmek önemli ve biz ihtiyaçta Şiddetsiz iletişim ekolündeki terminolojiyi kullanıyoruz. Neden ihtiyaçlarla direkt bağlantıya geçmek istiyoruz?
Çünkü tek bir stratejiye saptanıp kalmamak için.
Besin ihtiyacımı sadece tandırla karşılamama örneğini vermiştim. O yüzden net ihtiyaca gidiyorum ki o ihtiyaçla ilgili bir sürü bir sürü strateji geliştirebiliyorum. Zaten şu anda da CHEP'te de önerilerin böyle farklı stratejilerin gelmesinin rahatlattığıyla ilgili şeyler yazılıyor baya bir. İkinci olarak da stratejilerin son derece somut olması lazım. Burada demin bir şey okudum. Mesela ilişki, değerli ve önemli olduğu mesajını verip ilişkiyi kurtarmak adına adım atmak. Bu somut bir strateji olmadığı için bunu somutlaştırmamız gerekiyor dedim. Nasıl somutlaştıracağım? Mesela ilişki adına adım atmak, orada sınır çizmeyle ilgili bir şey yapmak istiyorsan, sınır çizmeyle bana öğretecek bir eğitime katılabilirim. Benim bir videom var, demin ondan bahsettim. O videoyu seyredebilirim. Böyle somut olması lazım adımların. Öbür türlü o stratejiyi ben yapıyor muyum, yapmıyor muyum belli değil. Ve kocaman bir lokma olduğu için de hani ilişkiyi kurtarmak üzere adım atmak falan onları bayağı somutlaştırmamız lazım. Şimdi biz ilk kısımda şunu yaptık. Öfkeyi tıpkı diğer bütün duygular gibi aslında çok değerli önünde böyle saygıyla eğilip bana mesajın nedir, hangi ihtiyacımı karşılatmak için buradasın dediğimiz ve onun oradan ihtiyacımızı bulup ihtiyacımızı nasıl karşılayabileceğimizle ilgili bir çalışma yaptık. Şimdi öte yanda her zaman salt bunu yapmak yeterli gelmeyebiliyor.
O içeride hissettiğimiz öfkeyi başka bir şeye dönüştürmek de gerekiyor.
Yani şunu söylüyorum, ihtiyacı duyalım ama aynı zamanda o öfkeyle çalışmak için başka yöntemler de var.
Biz o yöntemi şu anda yapacağız.
O yöntemde Nadiye yaptıracak bize öfkeyi dönüştürme meditasyonu.
Çok çok güzel bir meditasyon.
Heyecanlanıyorum şimdiden.
Evet, o zaman başlayalım. Bu duygu dönüştürme meditasyonuyla şu şekilde ilk önce söylemek istiyorum. Aynı şekilde Gülen'in söylediği gibi öfke bu bir duygu. duyguların belli bir vibrasyonları da var. Düşük vibrasyonlu veya yüksek vibrasyonlu duygular var. Yüksek vibrasyonlu duygular bizi yükseltir, enerjimizi de yükseltir aynı zamanda ve farklı bir ruh halinde girebiliyoruz. Öfkelendiğimizde çok farklı bir ruh halindeyiz, üzüldüğümüzde çok farklı bir ruh halindeyiz, koşulsuz sevgi hissettiğimizde bambaşka bir ruh halinde oluyoruz. Bu meditasyon ruh hali dönüştürme meditasyonu gerçekten her zaman yapabilirsiniz. Herhangi bir duyguyu dönüştürmek için biz bugün bu duyguyu, öfkeyi bıraktık diye diyelim. Eğer bırakmadıysanız da önemli değil, hala onu hissediyorsanız da önemli değil. Biz burada şunu yapıyoruz esasında. Bir transformasyon yapıyoruz. Onu bastırmıyoruz katiyen. O var, onu fark ettik, teşekkür ettik ona. ve onu bıraktık. Bunun üzerinde içimizdeki coşku duygusunu besleyeceğiz. Onun esasını nasıl besleyebiliriz ve nasıl o ruh halimizi dönüştürebiliriz? Ve tekrar bu meditasyon için ister oturabilirsiniz, ister yatabilirsiniz. Eğer mesela bu çalışma sizi yorduysa ve oturmakla zorlanıyorsanız direkt bir yatay pozisyonunuza geçin. ve hazır olduğunuz zaman hatta su bile içebilirsiniz.
Mesela susadıysanız, hissediyorsanız bir su için ilk önce bu meditasyondan evvel. Ve rahat pozisyonu bulduktan sonra gözler kapansın. Ve bir derin nefes alarak burundan, ağzından Sesle birlikte nefesimizi veriyoruz. İki kere daha aynı şekilde yapacağız. Derin nefes. Ve tekrar derin nefes. Ve artık nefesler burundan başlasın. Ve burundan vermeye devam ediyoruz. Eğer hala Burundan alıp ağzından vermek istiyorsan bu şekilde devam edebilirsin. Nefesini hisset. Nefes burunun iki deliğinden giriyor. Boğazın arkası, kalbin arkası, alt karnına kadar ulaşıyor. Ve bedenden çekerken bedeni biraz daha yumuşak ve rahat bırakıyor. Bedenini ayak parmaklardan baş tepesine kadar tara. İzin ver bacaklar yumuşasın. Kollar yumuşasın. Karnını yumuşat. Kalçayı yumuşat. Göğüs kafesi yumuşasın. Omurga tek tek yumuşasın. Sırt yumuşasın. Boğazını gevşetmek için bir kere yutkunabilirsin. Ve izin ver alt ve üst dişler ayrılsın. Çene gevşesin. Dil gevşesin. Dudaklar yumuşasın. Yanaklar yumuşasın. Şakaklar yumuşasın. Kaş arası yumuşasın. Ve gözler başının arkasına doğru sanki iniyormuş gibi ve iç dünyaya doğru, içimizde. Dönüyoruz iç dünyamıza. Başın sağ tarafı yumuşasın. Başın sol tarafı yumuşasın. Tekrar bir derin nefes. Ağzından nefesini vererek artık bedenini tamamen yumuşak bir şekilde tutarak. Ve duygu olarak, coşku veya neşe olarak bu duyguyla bağlantı kurmaya başlıyoruz. İlk önce şunu fark et. Coşku veya neşe şu anda bedenin içinde hissediyor musun? Ve eğer hissetmiyorsan en son bu duyguyu hissettiğin ana gidebilirsin. Veya hayal edebilirsin. Senin bu neşeli bir ruh haline getiren Bu coşku hissettiren belki bir şey var. Belki bir insan olabilir. Belki doğa. Belki yaptığın bir şey olabilir. Ve bu duyguyla bağlantı kurmaya başlıyoruz. Ve bak bakalım. Bu coşku duygusunu bedenin içinde en çok nerede hissediyorsun? Ve izin ver ellerin O bölgeye de gidebilir bir farkındalık açısından. Sadece onu bedenin içinde fark etmek için. Eğer hala bu duyguyu bedenin içinde hissetmiyorsan hayal edebilirsin. Bu duygu bedenin içinde nerede yaşasın ve onu yerleştirebilirsin o bölgeye elleri tutarak. İlk önce onu fark et. Her duygu bizim bedenimizde yaşıyor. Bedende yansıyor. Onu bile fark etmek nasıl geldi sana? Ve bak bakalım, bu duygunun bir rengi var mı? Şekli var mı? Isısı var mı? Sıcak mı, soğuk mu, ılık mı? Su gibi mi, hava gibi mi? Dokusu var mı? Dokunduğunda nasıl hissedilir? Kendine bunu hissetmek için izin ver. Onu aramak yerine sadece izin ver. Kendi sana beden cevap versin sana. Ve her verdiğin nefeste bu duyguyu büyütmeye başlıyoruz. Sanki balon şişiriyormuşuz gibi. Sanki bir ağacı bir su ekliyormuşuz gibi besleyerek büyümeye sağlıyormuşuz. Her verdiğin nefeste bu duyguyu Balon gibi şişirmeye başlan. Bedenin içinde hissetmek için kendine izin ver. Fiziksel olarak nasıl hissediliyor? Her verdiğimiz nefeste bu duygu, coşku büyümeye başlıyor. Her hücrenin içinde girmeye başlıyor. Göğüs kafesini doluyor. Karnını. Karnından bacaklara doğru akıyor. Su gibi ayak parmaklara kadar ulaşıyor. Göğüs kafesinden omuzlara, dirseklerden el parmaklara kadar ulaşıyor. Göğüs kafesinden boğazına, yüzüne, baş tepesine kadar, saç uçlarına kadar ulaşsın. Tüm beden bu coşku duygusu, bu coşku duygusuyla dolsun tamamen. Her verdiğin nefese onu büyütmeye devam ederken izin ver bedenin dışına doğru çıkmaya başlasın. Bedenin etrafındaki alanı Dolmaya başlasın. Bulunduğun yeri tamamen dolsun. Ve dikkatin başka bir yere gittiğin anda onu fark edip tekrar benim sesime dikkatini ver. Etrafındaki alan coşkuyla büyümeye başlıyor, doluyor. Belki de kendini O şişirdiğin sanki balon içinde hissedebilirsin. O gördüğün renk içinde hissedebilirsin. Ve o balonun içi o coşku duygusuyla, enerjiyle dolsun. Balonun içi coşku hissi sis gibi o renkle dolsun. Ve arada eğer derin nefes alıp ağzından vermek istiyorsan kendine izin ver. Ve belki de bu duyguyu biraz daha da büyütebilirsin. Her verdiğin nefese büyütmeye devam et. Bu akışın içinde kal. Bu akışını izle. Nefese birlikte aksın. Nasıl nefes rahat bir şekilde giriyor ve çıkıyor. Aynı bu şekilde bu coşku duygusu tamamen bedenini kaplasın ve etrafındaki alanını bulunduğu yere dolsun. Bu akışın içinde kal. Onu fark et. Bu ruh halinde olmak nasıl bir his? ve dikkatini tekrar bedenine getirerek, tekrar nefesini getirerek bedenini ayak parmaklardan baş tepesine kadar tara. Ve fark et bedenin hala yumuşak mı? Herhangi bir yeri kendin sıkıp tutuyor musun? Onu fark ettikten sonra dikkatini o bölgeye vererek Dikkat nereye giderse enerji oraya gider ve nefes oraya gider. Ve o bölge yumuşar. Kendini bırakır ve gevşer. Ve bir sonraki derin nefesini al. Nefesini vererek hazır olduğunda el parmakları ve ayak parmaklarını oynatarak gözlerini açabilirsin. Evet, dönüştürme meditasyonlar da ilk baştan eğer burada bir şeyin varsa ben tam giremedim, tam hissetmediğim gibi varsa bu biraz daha kas geliştirme gibi düşünebilirsin. Ne kadar çok yaparsan o kadar gelişir.
Şimdi yavaş yavaşlıkla kapanışa geçelim. Şimdi öfke konusu karmaşık, kompleks bir konu. Çünkü çocukken ben öfkemi hissettiğimde ailem ya beni dövdü Ya ben öfkemi gösterirken benimle olan göz temasını kestiler. Beni yok saydılar, görmezlikten geldiler. Ya bana fiziksel olarak hoş olmayan, sözler olarak hoş olmayan şeyler söylediler.
Ve senelerce ben öfkemi bastırmam gereken bir şey olarak algıladım.
Bastırmaya çalıştığım için de bunu zaman zaman insanlara patlama, zaman zaman da içimde işte kara ciğerime, mideme patlama şeklinde yaşadım.
O nedenle bunu tek bir çalışmayla öfkeyle
olan ilişkimi dönüştürmem, öfkemi kucaklanacak bir şey olarak görmem çok mümkün değil. Ben bunu söylüyorum hep, bana yakın çevreden kızıyorlar bunu böyle söyleme diye. Ben kendi öfkemle 3-4 sene çalıştım. Neden kızıyorlar bana bunu söyleme diye?
Hani daha böyle kolay bir şeymiş gibi göster Bilal diyorlar.
Yani sende 3-4 sene olmayabilir. Ama yani bir çalışma, 3 çalışmayla falan öfkeyle olan ilişkimizi dönüştürmemiz çok mümkün değil. Bir de o hani baş koyduktan sonra 3-4 sene. Hani onu da belirtmek istiyorum. Yani o konuda net bir seçimim olduktan sonra 3-4 sene. Nadia, sen bir şey söyleyeceksin galiba. Orada değil mi? Bir heyecan olmasın.
Evet.
Çünkü burada ilk, tabii ki ilk adım fark etmek onu. Öfkelendiğimi fark etmek. İkinci adım, bunun ihtiyacını, mesajını görmek. Üçüncü adım, bunun aksiyon adımları almak. Yani strateji belirtip onu yapmak. Ve sonra onu dönüştürmeye öğrenmek. Onu bırakabilmek. ve istediğin ruh haline yani istediğin duyguyu seçebiliyoruz zaten. Çünkü öfkeyi de esas biz seçiyoruz aynı şekilde.
Yani o farkındalık da olması gerekiyor.
Yani çünkü duygu sadece bir duygudur yani burada pozitif ve negatif bir duygusu yok. O sadece bir bu hava gibi bir bulutlu hava var bir güneşli hava var. Hani onun sadece farklı ikisi de.
Yani onu kötü olarak değerlendirmeyi Biz çocuklukta öğreniyoruz. Halbuki kötü değil. Konforsuz duygu.
Öfke.
Hatta en konforsuz duygu bile olabilir. O konforsuz duygunun işaret ettiği karşılanmamış bir ihtiyaç var.
Evet.
O zaman yavaş yavaş kapanışa geçelim.
Evet.
Bir şey de söyleyelim istersen Anadolu'ya. Bir sürü strateji belirlediniz. O stratejileri, eylemleri lütfen yerine getirin ki o ihtiyaçlar karşılansın. Bu sayede öfke tekrar daha da güçlü böyle kapıyı yumruklayarak gelmek zorunda kalmasın. İkinci olarak da şu anda bu çalışmaya katılarak öfkeyle ilişkiniz için çok çok manalı güzel bir adım attınız.
Eğer bu adımı Daha büyütmek, öfkeyle ilişkiniz
konusunda derinleşmek istiyorsanız ki ben herkes için
gerçekten bunu çok biliyorum.
Öfkeyle ilişkimi dönüştürdüğümde hayatıma benim canlılık ışıltı geldi.
Bunu hep söylüyorum.
Öfkeyi bastırmak, içerideki o güçlü enerjiyi bastırırken
işte neşeyi ve coşluyla bastırıyoruz.
Ve duygulara açılan kapı tek. Yani öfkeyi kapatayım öfke gelmesin ama coşku gelsin, neşe gelsin. hayatıma mümkün değil. Eğer burada derinleşmek istiyorsanız lütfen eğitimlere katılın. Lütfen bireysel destek alın. Öfkeyle ilişkinizi ne olur dönüştürün ki hayatınızı gerçekten canlı bir şekilde yaşayın. Bir sürü eğitim var. Bizim de biliyorsunuz Nadia'yla şu anda yapacağımız bir izdiva var. Orada da bayağı bir sınır çizme konusu. içimizdeki savaşçı ve içimizdeki kral kraliçeyi geliştirme konularına gireceğiz. Bunlar öfkeyle, sınır çizmeyle, canlılıkla, hayatımdaki varoluşumu, ben buradayım, ben varımı bütün dünyaya aslında söylemeyle çok alakalı. O yüzden o izdivayla da ilgili eğer İçiniz titreşiyorsa lütfen bize yazın ve sizinle temasla geçelim.
Tamam. O zaman hepinize çok teşekkür ediyoruz katıldığınız için.
Bizi çok mutlu ettiniz.
Şeyi sonlandırmak için hislerinizi, düşüncelerinizi paylaşmak için eğer chat'e yazarsanız onları da okuruz ve mutlu oluruz. Nasıl geldi size diye yazarsanız chat'e çok çok güzel olur.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









