Ojeye Yüklediğimiz Anlamlar, Oje Eril mi Yoksa Dişil midir?, Ojesiz Yaşam Mümkün mü?

In this conversational YouTube video, host Gülen Gündüz Yılmaz, together with guests Zehra, Çiğdem and an unnamed co‑host (Speaker B), explores the cultural, psychological and health dimensions of nail polish (oje) for modern women. They argue that nail polish is a socially coded signal linking personal grooming to perceived femininity, professional success and sexual attractiveness, yet it is not inherently feminine but rather a tool women use within a patriarchal framework. The discussion moves to personal narratives of long‑term nail‑polish use, the health hazards of regular and gel (permanent) polishes—including nail damage and potential carcinogenic risks—supported by references to emerging scientific studies. Gülen describes her gradual quitting process, starting with stopping winter foot polish, then abandoning gel polish, and finally eliminating all polish, emphasizing the psychological struggle akin to quitting alcohol. The conversation also touches on how these beauty norms affect children, with a mother’s daughter questioning the absence of polish, highlighting intergenerational transmission of beauty codes. They critique the cosmetics industry’s reliance on these internalized messages to sustain sales, urging viewers to develop conscious awareness, adopt chemical‑free lifestyles, and join their educational programs and community initiatives. The video concludes with a call to action for further training and community engagement.
Chapters
Ojesiz kadın hem bakımsız kadın hem iş hayatında başarısız kadın. Nasıl kodlanmışsa artık ojeyle daha seksi, daha bir şey olacağımız ve aynı zamanda da daha başarılı oluyoruz. Bir tırnak rengiyle. Kozmetik dünyadaki en büyük endüstrilerden bir tanesi ve bu endüstrinin aslında ayakta kalması da bize kodlanan mesajlara bağlı. ne kadar ellerinin, doğal halinin güzel olmadığına ikna olursan o kadar oje alıyorsun, o kadar kuaföre gidiyorsun vs. vs.
Hepinize
merhaba. Bugün Zehra ve Çiğdem'le beraberiz. Ve hep beraber kimyasalsız doğamıza uygun bir yaşam nasıl kurarız, nasıl yaratırız? Bunlarla ilgili konuşacağız.
Sen böyle deyince aklıma şu geldi. Aslında konuşacak o kadar çok konu var ki bu kimyasalsız hayatta ilgili. Ama son zamanlarda özellikle dikkatimi çeken Instagram'da ve benzeri medralarda Kalıcı ojeler, kurusmak için kullanılan cihaz var, UV ışınları, çok yoğun kullanıldı. Onun zararlarından epey bahsediliyor oldu. Ojeden mi girsek bugün?
Evet, bence de oje güzel bir giriş. Oje bir de hepimizin beyninde, modern kadının beyninde kodlamalarca yaşanan bir fenomen olduğu için bence de Oje'den girelim. Modern kadının içe aldığı mesajlar deyince Oje ve estetik ihtiyacımı birleştirdiğim o yer aslında aklıma geldi Gülen. Sanki Oje sürersem hem çok güzel görünürüm, bakımlı görünürüm. Oje sürmezsem de tam tersi. Bakımsız bir kadınım, kendime özenmiyorum gibi yerlere gidiyordu benim kafam eskiden. Ben de öyleydim. Ben zannediyorum üniversiteden mezun olduktan sonra ojesiz insan içine çıktığım gün sayısı son derece sınırlıdır. Bu arada özellikle iş hayatında yani oje dişil bir şey gibi görünüyor. Ama oje aslında dişil değil. Baya eril hayatın içindeki kadınların, eril tarafını geliştirmiş kadınların silahlarından ya da zırhlarından biri diyeceğim. Böyle radikal bir giriş yaptım. Ama hani baktığımızda da bizlerin oje sürmesi ne zamanlara denk geliyor? Genelde o eril tarafımızı geliştirdiğimiz, kurumsal hayatın içinde bir kadınsak ve giderek de yükseliyorsak o zaman ojesiz dolaşmak kabul edilebilen bir şey olmaktan çıkıyor aslında. O bizim kılık kıyafetimiz gibi standartlarımızın bir parçası oluyor. Yani bize verilen mesaj, bakımlı olmak istiyorsan ve kurumsal hayatta, iş hayatında da belli bir set, standartlar var. O standartların bir parçası Oje. Ojesiz kadın, hem bakımsız kadın, hem iş hayatında başarısız kadın. Evet, başarıyla da linkli, doğru.
Sizi böyle dinlerken bende şey de canlandı. Bende beğenilme, onaylanma, özellikle karşı cins tarafından mesela. Bağlantı kurduğum bir şey de ojede. Ayaklarım ve ellerimde oje varsa mesela kendimi daha dişi, daha iyi hissettiğimi düşünüp karşı cinsin ya da hem cinslerimin de aslında baktığında beni daha çok beğeneceğini düşünüyordum.
Evet, kendimize belirlediğimiz o standartlar, ellerimizin farklı, tırnaklarımızın farklı renkte görünmesi ise öyle beğenilirim. Öbür türlü beğenilmem gibi de bir sürü içeride kodlar, içe alınan mesaj, sıkça dediğimiz mesajlar oluyor içimizde. Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Oje konusu, yani ojenin beğenilmesi konusu ne kadar erkeklerle ilgili, ne kadar kadınlarla ilgili? Bir ona da bir bakabiliriz. Aa, ojenin rengi ne kadar güzelmiş, iltifatını çoğunlukla mesela hangi cinsten alıyoruz diye bir soru sorsam size ne dersiniz?
Çok doğru dedin. Hatta ben eşime boje rengi mi güzel, bu mu güzel dedim. Benim için ikisinin de farkı birbirinden gibi bir cevap aldığım çok olmuştur.
Evet. Yani %95 aslında ojelerimizin rengiyle hemcinslerimiz ilgileniyor. Ama biz işte daha güzel oluruz karşı cinse de, işte sevgilimize de. O mesajdan da pek vazgeçemiyoruz. O nasıl kodlanmışsa artık ojeyle daha seksi, daha bir şey olacağımız ve aynı zamanda da daha başarılı oluyoruz. Bir tırnak rengiyle. Bunlar da ne kadar ilginç değil mi?
Sen epey süredir ojeyi kullanmıyorsun değil mi Gülen? Bize bunu nasıl bıraktığını... Bırakmak da böyle alkol bırakmak gibi oldu ama...
Anlatır mısın? Ama gerçekten de öyle. Yani bir alkolü bırakmak kadar zorlayıcı bir süreçti de. Bu arada benim için. Bir sürü kadın için. Senin için de.
Ben de bıraktım aynen.
Şimdi uzun süredir bedenime iyi gelmeyen şeyleri yapmamaya bir özenim, bir arzum var. Öte yandan bu oje işte o kadar içime kodlanmış bir şey ki ojesiz gezmek, ojesiz gezmemek bu benim için bayağı farkındalık üzerine, geliştire geliştire bırakabildiğim bir süreç oldu. Şimdi bunu bırakmak bana iyi gelecek fikrini geliştirmek için biraz tabi okuyup araştırma yapmak. gerekiyor. Çünkü bizler işte onlu, yirmili yaşlardan beri oje süren bir nesil olduğumuz için bunun aslında sağlığa bayağı ciddi oranda zararlı olduğunu bir önce benim idrak etmem gerekti. Bu arada kalıcı ojeler falan da kullanırdım ben. Pazar günü giderdim, manikürden sonra ojelerimle haftaya başlardım. Sonra kalıcı ojeler başlayınca orada biraz daha kolaylaştı işim. Ve sonra kalıcı ojelerin ne kadar zararlı olduğunu ve sonra normal ojelerin de ne kadar zararlı olduğuna uyandım. Burada tabii iki farklı parça içinde savaştı. Bir yandan alışmış, yani o kırmızı ojelerle elinin ne kadar güzel göründüğüne düşünen, ona inanan, oradan estetik ihtiyacını karşılayan bir gülen var. Bir yandan da vücuduyla farklı bir ilişki kurmak isteyen, vücuduna iyi davranmak isteyen bir gülen var. Burada bayağı bir farkındalık aslında geliştirmem gerekti. Vücudum şuradan uyarı verdi. O kalıcı ojeleri kullandığım dönemde tırnaklarımda sağlıksızlaşma yani böyle üstten üstten ayrılmalar yaşadım. Yani benim tırnaklarım çok uzun süredir maşallah kırılmıyor. Ayrılmıyor. Üstünde çizgi çizgi vardı. Hala çizgi çizgi olan tırnaklarım var bu arada. İşte kaç senenin tesiri. Ama büyük oranda o üstlerindeki o çizgi durumu da İyileşti. Bu şekilde sinyaller geldi tırnaklardan.
Geliyor dinleyince aslında. Et tırnaktan ayrılır mı derler ya. Benim de bayağı tırnaklarım
etinden ayrıldı.
Ve şu an çok şükür eski sağlıklarına neredeyse kavuşmak üzereler.
Evet. İşin komik yanı, biz oje sürmediğimizde, giderek sağlıklı olunca tırnaklarımız, o bebeklerin tırnaklarında, çocukların tırnaklarında sağlıklı bir pembe görüntü vardır. Öyle tırnakların oluyor, öyle ellerin oluyor. Aslında doğal halinin ne kadar güzel olduğunu görüyorsun ellerinin ve tırnaklarının.
Evet, şu an ben senin ellerinin de o pembeliği görüyorum tırnaklarında.
Şimdi benim bu bırakmam da nasıl oldu? Öncelikle kışın ayaklarımı oje sürmeyi bıraktım. Yani bayağı bir süredir, zannediyorum 6-7 senedir en az. Oradan başlayabildim. Bu arada bu videoyu seyredenlere de eğer içlerinde yine böyle bir arzu varsa daha sağlıklı bir yaşamla ilgili, daha doğamıza uygun bir yaşamla ilgili böyle adım adım yine gitmenizi öneriyorum naçizane. hani kendimi zorlayarak o kırmızı ojeleri hala çok estetik bularak onları bırakıyorum falan desem tekrar tekrar ben o sürmeye geri dönerdim. Ben daha böyle her zaman adım adım kendimle o iç savaşımı büyütmeden adımlar atılmasını anlatıyorum her yerde. Eğitimlerde de, burada da. Yani önce kışın ayaklara oje sürmemek sonra kalıcı ojelerden vazgeçtim. Kalıcı ojelerle ilgili Ben çok bir şey yaparak bıraktım diyemem. Kalıcı oje beni bıraktı demek daha doğru olur. Çünkü tırnaklarım o kadar kırılıyordu, o kadar kötü görmüştü ki kalıcı ojeleri o şekilde bıraktım. Ve benim bedenimde, tırnaklarımda görüp bıraktığım şeyi şimdi bilimsel araştırmalar paylaşılmaya başlandı ki Aynı zamanda sırf o tırnakların sağlıklılığı değil, kanserojen etkisi olduğu ile ilgili bilimsel araştırmalar yayınlandı. Ben de gördüm o araştırmaları ve şaşırmadım da açıkçası. Çünkü o kadar tırnakları kıran şey, demek ki senin hücreler neden yapmasın diyorum.
Sağlığını bu kadar etkiliyor. Ayrıca kalıcı hoca yaptırmak için kullandığın zaman aklıma geldi, sen konuşurken.
Bu da çok korkunç bir şey. Şimdi modern kadın olarak hepimizin farklı farklı rolleri var. Annelik rolünü ifaden kadınlar da var. Ve zaman ne kadar kıymetli. Hepimiz bir gün ölüp gideceğiz bu arada. O zamanı nasıl geçiriyoruz? Yani sevdiklerimizle daha kaliteli zaman geçirerek mi? Yaratıcılığımızı meydana çıkararak mı geçiriyoruz? Yani o dünya üzerindeki o sınırlı zamanımızı neyle iştigal ediyoruz olarak baktığımızda da oje konusu gerçekten acıklı bir konu oluveriyor.
Şimdi sen hikayeni anlatırken adım adım nasıl bıraktım? Önce ayağımı bıraktım, sonra elimi bıraktım. Ben de tam tersi işledim mekanizma. Bende de şöyle bir içe alınmış mesaj vardı. Açık ayakkabı, sandaletle ben Ojesiz, tırnaklı bir ayakla nasıl gezebilirim ki?
O bende de vardı. Lütfen, lütfen. O yüzden yazın ayağıma oje sürmeyi ben bu yaz bıraktım. O kadar yeni bıraktım. Geçen sene yine sandaletlerle ojeleri sürmeye devam ettim. Yani bu baya aslında şey, kötü alışkanlıktan kurtulma prosesi olarak gerçekleşti bende. Tabi herkes de öyle gerçekleşmek durumunda değil. Ama bende gerçekten öyle oldu. Yazın açık ayakkabıyla nasıl ojesiz gezililir?
Benim 8 yaşında bir kızım var biliyorsun. O da gelip bana oje ile ilgili şöyle şeyler söylüyor. İlgini çekecektir diye düşünüyorum. Annecim sen neden oje sürmüyorsun? Bak diğer anneler pembe, kırmızı ojeler sürmüş. Sende neden yok?
diye.
Kafasında bayağı sorgulama yaşıyor mesela.
Evet. Sen çünkü toplumdan, yani senin bulunduğun toplumsal çevreden ayrışıyorsun. Ve çocuk onu anlamak istiyor. Ve hangi toplumsal kod doğru onu anlamak istiyor. Orada doğal yaşama dönen senin gibi annelerin işi de Çok kolay değil bence. Çünkü çocuklara hangi mesajı biz öğretiyoruz? Oje konusunda da benim aldığım, içe alınan mesajların bir kısmı, evet o iş ortamındaki başarılı kadın imgesinden kaynaklanıyor. Ama bir kısmı da yakın zamana kadar hep ojeli dolaşan annemden de geliyor. O nedenle çocuğumuza hangi imgeyi öğretiyoruz, nasıl güzel olunacağını öğretiyoruz. O da bir yandan büyük sorumluluk, bir yandan da o kadar da böyle düz, hani böyle böyle yaparsan doğruyu öğretirsin gibi maalesef işin o şekilde bir algoritması da yok.
Ben şöyle cevap vermeye çalışıyorum. Ben de kullanıyordum oje. Sonra fark ettim. Bedenime iyi gelmiyor. Tırnaklarıma iyi gelmiyor. Bıraktım diyorum.
O ne diyor bunun üzerine?
Hımm diyor sadece. Herhangi bir olumsuz bir şey söylemiyor. Hımm anladım tepkisi veriyor. Benim için okey. Kendi tercihlerini ileride neye göre belirleyeceğine kendi karar verecek.
Evet. Son olarak da şunu söylemek istiyorum. Kozmetik dünyadaki en büyük endüstrilerden bir tanesi. Ve bu endüstrinin aslında ayakta kalması da bize kodlanan mesajlara bağlı. Ne kadar ellerinin, doğal halinin güzel olmadığına ikna olursan o kadar oje alıyorsun. O kadar kuaföre gidiyorsun. vesaire vesaire. O yüzden orada bilinçli farkındalık geliştirmez isek biz nasıl kodlandıysak öyle hayatımızı otomatik pilotta yaşıyoruz ve tırnaklarımızı kırdığını göre göre başka türlü bir halin mümkün olduğunu, başka türlü bir halin estetik ve güzel olduğunu bilmeden öyle yaşayıp gidiyoruz. O yüzden ben biraz burada özellikle de kadınlar hedeflendiği için bu endüstride Yani erkekleri de hedefliyorlar ama o işin çok küçük yüzdesi. Kadınlar üzerinden dönen bu kozmetik endüstriye karşı da bir parça uyandırmak istiyorum aslında bu videoyu seyreden kadınları.
Yani neyi tükettiğimizi aslında bilinçli farkındalık getirmek.
Bunu duyuyorum ben senden.
Çünkü ben de tırnaklarımın o halini göre göre bir süre daha kalıcı hoca yaptırmaya devam etmiştim. Ta ki artık o boşaldığı kısım epeyce artıp beni bayağı rahatsız edene kadar.
Evet.
Bu da bayağı o içime aldığım mesaj, neye göre yaşıyorum hayatımı, buna bakmamı sağladı.
Evet. Yani burada insanları suçluluğa da götürmek aslında istemiyorum. Sen de istemiyorsun, sen de istemiyorsun. Yani biz de burada tırnaklarımızın işte sen Bayağı o boşalmayı yaşayana kadar durdun. Ben de bayağı o kırılmayı yaşadım. Yani o üstten üstten böyle soyulmaları. Bayağı uzun süreler onları gördüm. Arada oje sürmedim. Yağlarla vesaire bakım yaptım. Tekrar oje sürmeye geri döndüm. Yani böyle bir süreç yaşıyorsanız da bu da çok doğal. Çünkü beynimize senelerce öyle güzelsin, böyle değilsin, öyle bakımlısın Bu şekilde bakımlı değilsin. Öyle başarılısın, böyle başarısızsın. Mesajı alındıktan sonra onların değişmesi için farkındalık koymak gerekiyor. Yani bir günde bir gecede değişmiyor eğer o kodları içinizi alan bir kadınsanız şayet. Yani o nedenle, ay ben bunu yapamıyorum diye lütfen suçluluk duygularına gitmeyin. Gayet doğal, gayet normal böyle hissetmeniz ve bu kötü alışkanlığı devam ettirmeniz. Çünkü böyle hissedesiniz, böyle düşünesiniz diye bayağı bir para harcandı. Onun sonuçlarını yaşıyorsunuz siz de. Benim gibi, Çiğdem gibi, Zehra gibi.
Çok güzel oldu bence. Yani çok da güzel bir son oldu.
Güzel bağlandım.
Harika oldu ya.
Yükseldik. Videoya yükseldik.
Ay çok öyle akışında gitti çünkü.
Evet. Yükseldim çünkü oradan. Bütün bu farkındalıkları geliştirmek de öncelikle sinir sistemini düzenleme becerileri kazanmamızla mümkün. Sonrasında da farkındalık geliştirme becerileri kazanmamızla mümkün. Bu konuda da gerek 3 yıllık uzun programlarımız var, gerekse Art of Existence topluluğu adına düzenlediğimiz ücretsiz eğitimlerimiz var. Bu eğitimlerimizde de sizi görmeyi çok arzu ederiz. Peki bu eğitimlerden nasıl haberdar olabilirsiniz? Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz. Daha da güzeli e-posta listemize üye olabilirsiniz. Aşağıdaki e-postalardan bize ulaşırsanız sizi e-posta listemize kaydederiz. Böylece tüm eğitimlerimizden haberdar olabilirsiniz. Yeni videolarda görüşmek üzere.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









