
Gülen Gündüz Yılmaz explains how suppressed emotions like anger and jealousy get projected onto others instead of heard as messengers. She teaches a six-minute free-writing practice to uncover what each emotion is trying to tell you about your boundaries and unmet needs.
Chapters
Bu nila yetmezmiş gibi. Öğleden sonra da Osman Bey'in odasında işte bir teklifin üzerinden geçeceğiz. Adam bir sinirlenmek, bir bağırmak. Ay sinirlerimi resmen bozdu ya.
Nasıl bağırıyor ya sana?
Bayağı bağırıyor böyle, sesini yükseltiyor. Ne hakkın var ki yani bana bağırmaya? Değil mi? Allah Allah.
Senin ses tonundan da belli ama. Sen sanki sinir olmuş gibisin.
Ya ben sinirlenmedim tabii. Çünkü yani sonuçta ofis ortamıyız. Yani ofis ortamında öyle bir Medeniyet çerçevesinde ben sinirlenmiyorum. Yani öyle bir şey yok benim tarafta. Ama yani bu Osman yani resmen adam öfkesine bildiğin hakim olamıyor yani.
Bağırıp çağırdı o pisliğin ortasına.
Evet.
Benim insan değilim.
Yani öfkeni... Ya öfkelenmeye bir kere hakkın yok senin yani. Evet. Değil mi? Tabii canım. Ben öfkeleniyor muyum? Öfkelenmiyorum ben. Kontrol edeceksin öfkeni ya.
Tabii canım.
Kontrol ettim öpgemi ben. Merhaba ben Gülen. Reddettiğimiz duygular videosu ile karşınızdayım. Biz bazı duyguların hissedilmesinin normal olmadığına inanılarak büklüyoruz. Bu aileden aileye, çevreden çevreye, toplumdan topluma değişebiliyor. Genelde kadınlar mesela öfke duygularını hissetmelerinin çok da normal olmadığına inanılarak büyütülüyorlar. Erkekler de işte yaz, üzüntü, keder gibi duyguların onlar için çok normal olmadığına inanılarak büyütülüyorlar. İşte erkek adam ağlamaz diye sonuçta bir lafımız var. Şimdi biz bu duyguların normal olmadığına inanılarak büyütüldüğümüzde Genelde o duyguları da başka insanlara yansıtıyoruz. Yani başka insanlara projekte ediyoruz. Bu benim. Bu da bahsettiğim Nilay. Ben kıskançlık duygumla eğer barışık değilsem, o duyguyu nasıl hissettiğimi, o duygunun bana neler söylediğini bilmiyorsam hop ben bunu Nilay'a yansıtıyorum. Diyorum ki Nilay kıskanç. Ve hatta etiketliyorum. Yani kıskanç insan, öfkeli insan gibi insanların üzerine hop etiketler yapıştırıyorum. Hayır bir kıskançlık da, öfke de sadece bir duygu. Eğer mesajını dinlemeye biz kendimize izin verirsek geliyorlar ve geçiyorlar. Öyle çok uzun bir süre kalmıyorlar. ama o duygularla barışık olmamız lazım, o duyguları tanımamız lazım. Duygular önemli bir elçiyse, benim hayatımı büyütmek için, o zaman ben hangi duyguları acaba yaşamaya kendime izin vermiyorum, hangi duygularımla barışabilirim ve onların mesajını dinleyebilirim diye bakmam, bana gerçekten çok hizmet eder, hayatımı büyütür. Onun için de bu diğer gıcık olduğum, tahammül edemediğim insanlar var ya, onlar çok güzel bir kendime bakma aracıdır. Eğer odamı buradan ben kendime çevirebilirsem. Peki bunu nasıl yapacağım? Önce bir kağıt alın, o kağıdı ikiye bölün ve bu tarafa diğer insanlarda tahammül edemediğiniz, gıcık olduğunuz durumları ya da duyguları yazın. Eğer duygu kıskançsa, benim örneğimde olduğu gibi, Burada sizin kıskançlık duygusuyla okey olmadığınız belli. Ya da öfkeli, ay öfkesini kontrol edemiyor dediğinizde kendi öfke duygunuzla okey olamadığınız belli. Ama bazen de bu kadar net olmaz. Mesela dersiniz ki ben cimri insanlara gıcık oluyorum. O zaman orada sizin için o cimrilik acaba hangi duyguyu işaret ediyor? Onu gerçekten bilemeyebilirsiniz. Onun üzerinde biraz daha çalışmanız gerekebilir. Mesela cinlilik duygusu tamamen örnek vermek için söylüyorum. Temkinli diye bir duygunuz var. Acaba temkinlilikle, temkinli olmakla ne kadar barışıksınız? Ama dediğim gibi bunlar tamamen örnekler. Bu durumların, bu etiketlerin sizin tarafınızda hangi duygulara tekabül ettiğini oturup sizi bulacaksınız. Ben yine bu videonun yorumlarına bir duygu ve ihtiyaç listesi de koyuyorum. Oradan o duygulara da bakabilirsiniz. Acaba bu hangi duyguya bakıyor diye. Evet, şimdi bu videoyu durdurun ve bu alıştırmayı çok da değil, şöyle bir 5 dakika kendiniz için yapın. Evet, videoma geri geldiğinize göre bu alıştırmayı yaptınız. Ve burada sizin için çok da belki tanımadığınız ya da yaşadığınızda belki hoşunuza gitmeyen duyguları buraya yazdınız. Ben diyorum ki onlardan sadece bir tanesini seçin. Mesela kıskançlığı seçelim. O kıskançlık duygusu acaba bana neler söylüyor? Bu duygunun mesajı ne? Ona bakalım. Duyguların aslında mesajlarının ne olduğuna dair bir takım genellemeler var. Mesela öfke duygusu Aslında bize sınırlarımızı çizmeyi hatırlatan, yani sınırıma çok geldin, benim sınırım aslında buyu söyleyen bir duygudur. Kıskançlık duygusu neyi söyler? Kıskançlık duygusu başka birileri bir şeyler yaparken ben yapamıyorum, demek ki o şeyleri yapmayla ilgili arzumu, yani kendini gerçekleştirme, hayatını büyütme, hayatını gerçekleştirme ihtiyacıma dair bir şeyler söyler. Bu genellemeler güzel çünkü bize gerçekten bir yol gösterici oluyorlar. Acaba bu duygumla oturup konuşsam ve o mesajları direkt ondan alsam o zaman bende çok daha derin bir farkındalık yaratır mı? O yüzden size önerileceğim ikinci alıştırma da bununla ilgili. Ve bu alıştırmaya geçmeden önce hasetle ilgili, kıskançlıkla ilgili Leyla Navarro'nun şahane bir net konuşması var. Ben linke onu da koydum. onu seyretmenizi öneririm. O duygunun mesajını doğru algılayınca insanın hayatı nasıl değişebiliyor'a dair gerçekten çok güzel bir video. Alıştırmamızı şöyle yapacağız. Yine şunu biliyorsunuz, sakin, rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortam yaratıyorsunuz kendinize. O ortamı yarattıktan sonra oturuyorsunuz ve 6 dakika yöntemiyle, yani ne demek 6 dakika yöntemi, kalemi hiç kaldırmadan Sürekli yazarak bilinç dışınızın kağıda akmasına izin veriyorsunuz. Bu sefer neyi yazacaksınız? Kıskançlık duygunuz olacaksınız. Ve kıskançlık duygunuzun size konuşmasına izin vereceksiniz. En az 6 dakika yazın. Eğer kalem akıyorsa yazmaya devam edin. Belki arada sıkılmalar gelecek. İşte sıkıldım. Ben niye yapıyorum ki bunu? Falan. Onlar gelecek. Onları da yazın ve kendinizi serbest bıraktığınızda emin olun, o kıskançlık duygusu size konuşacak. Onun mesajlarını dinlemek üzere, yargılamadan, o çocukların merakıyla, kıskançlık duygunun bana mesajı nedir diye bir bakın. Evet, şimdi videoyu durduruyorsunuz ve o seçtiğiniz duyguyla bir baş başa kalma çalışması yapıyorsunuz. Videoya geri döndüğünüze göre, Bu çalışmayı yaptınız ve yeni mesajları duydunuz. Bu mesajları ve yeni farkındalıklarınızı benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. Çünkü gerçekten sizden gelen mesajlar ve videoların bir işe yaradığını bilmek beni çok mutlu ediyor. Duygular aynı zamanda bizim için büyük bir enerji kaynağı. Biz onları bastırmaya, kontrol etmeye çalıştıkça enerjimizin çok büyük bir kısmı da itip gidiyor. Ve hani ben öfke duygumu kapatayım olmuyor sadece. Öfkeyi kapattığımızda içimizdeki o coşkuyu, yaşam sevincini de kapatıyoruz. O nedenle bu duygulara bakarken yani bu negatif diye adlandırılan konforsuz duygular, öfke, kıskançlığa da bakın. Aynı zamanda acaba coşkuyu ya da gururu ne kadar yaşamaya kendinize müsaade ediyorsunuz ona da bakabilirsiniz. Ben size şu küçük kartları da göstermek istiyorum. İki gün önce geldiler. Hala heyecanlı içerisindeyim bunların. Ece Cengiz Tekin yapıyor bunları. Simpla Artwork. Bunları neden sevdim? Çünkü elinizde böyle hissedip ya ben iyimserliğe mesela kendime ne kadar müsaade ediyorum, korkuyana kadar müsaade ediyorum, korkumun bana mesajını biliyor muyum diye şöyle bakıp hissetmek için Gerçekten çok böyle şahane kartlar yapmış. Onun da linkini koyacağım aşağıya. Bu bir reklam değildir. Gülen'in coşkusunu paylaşmaya da gittir bu arada. İsterseniz sadece bu listeden duygulara bakmak değil, bunları elinizde hissedip duygularınızla çalışabilirsiniz. Bu videoyu beğendiyseniz ve her hafta yayınladığım videolarımı kaçırmak istemiyorsanız kanalıma abone olmayı lütfen unutmayın. İyi haftalar!
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









