
Two speakers discuss workplace frustrations: doing invisible work while colleagues like Tayfun get promoted by marketing small tasks. They explore why people struggle to talk about their own contributions and feel undervalued despite long hours.
Gülen hapisten işler nasıl gidiyor?
Ya nasıl gitsin Muhammetciğim işte ya bildiğin gibi öyle işte çalışıyoruz ediyoruz öyle.
Süper, krem alacak mısın sen sanki?
Ya işte maalesef olmadı o.
Ne krem alacaksın?
Çok çalışıyordun. Yani evet ben çalışıyorum çok da biliyorsun işte benim bir yaptığı işi anlatamaman hani bir şeyim var.
Nasıl anlatamaman? Görmüyorlar mı bunlar? Sen bütün gece çalışıyorsun orada.
Ya işte bence de onların görmesi lazım. İşte, o pozisyon, benim bu arada pozisyon açılmadı da benimle aynı işte paralelde çalışan bir çocuk vardı. O başka, daha üst bir pozisyona getirildi. Ondan sonra işe bir şey kayboldu. Vallahi Tayfun bittiğin işte kendini pazarlama konusunda yetiştirmiş kendini.
Hiç şey yapmamalı yoksa.
Evet ya böyle yaptığı o küçük işleri bile hani ben olsam hayatta o kadar küçük işi böyle ballandıra ballandıra tabii anlatamıyoruz biz. Ondan sonra Tayfun böyle çıkıyor hani o işi şöyle yaptım böyle yaptım falan filan diye anlatıyor. Halbuki o kadar da yani öyle anlatılacak
hani Ya anlatacak başka işi yok ki çünkü ya. Hep ufak tefek şeyler yapıyor.
Evet, evet.
Bu niye şey oldu ki? Sen bile geliştirmedin.
Ama işte yani bu kurumsal şirketlerde de kendini pazarlayan yani, kıymetli.
İş yapan değil diyorsun.
İşte kendini şey yapamayan. Yavrum. Kendini pazarlayan yani. Çok kıymetli değil. Merhaba ben Gülen. Bu haftada reddettiğimiz parçalar videosuyla karşınızdayım. Reddettiğimiz parçalarla çalışmayı neden seviyorum? Bayağı bir büyütüyor, geliştiriyor bu parçalarla çalışmak da ondan. Hemen şimdi konuya bineyim. Reddettiğimiz parçalar ne demek? Biz dünyaya geldiğimizde ümitin olarak geliyoruz. Şu kötüdür, bu kötüdür diye bir şey bilmiyoruz. Ondan sonra bize deniyor ki, ağlıyor musun? Üzülme ya, ağlama deniyor. Biz, aa o parça kötüymüş deyip bu parçamızı aşağıya bilinç dışına indiriyoruz. Güçsüz olduğunu göstermek ayıptır. Bu parçamız kapanıyor. Yavrum utanma, utanma, amcalara merhaba de deniyor biz de. Hop, utanç parçamızı kapatıyoruz. Kızlar öyle öfkelenmez. Niye öfkeleniyorsun? Hop, kocaman parçamızı daha kapattık. Burayı kapattık, orayı kapattık derken Biz hayatımızı şuradaki odaya alınmaya başlıyoruz. Bir konseptle, yanlış hatırlamıyorsam ben koaktif koşul eğitiminde tanıştım. Ne kadar çok parçamızı kapattığımız ve o parçaları gerçekten sahiplenip bilinç dışından bilinç üzerine getirdiğimizde ne kadar büyüyebildiğimizi tanıklık ettim. Sonra da başka eğitimlerde, başka kitaplarda Bu tarz çalışmaların ne kadar önemli olduğunu defalarca tanıklık ettim ve kendim de yaptığım eğitimlerde bu çalışmaları insanların kendini büyütmesi için kullandım. Biz bu parçaları açtığımızda, hani bu hafta, bu ay, bu parça üzerine çalıştığımızda bize işte şöyle bir ala açılıyor. Sonra üç ay sonra, altı ay sonra ya da bir sene sonra bu parça üzerine çalıştığımızda hop bu parça artık bizim erişebildiğimiz bir kaynağa dönüşüyor. Peki biz reddettiğimiz parçaları nasıl bulup da çıkarabiliriz? Onun için ben size iki tane farklı yöntem önermek istiyorum. Birinci yöntem, kendinizle çalışma yöntemi. Yani kendini keşfedeceksiniz. Kendini nasıl keşfedersin, hangi parçayı reddediyorsun diye? Yine benim bir sürü videoda anlattığım projeksiyondan, başkalarına yaptığımız projeksiyonlardan, yansıtmalardan bulabilirsiniz. Eğer benim gerçekten böyle gıcık olduğum, tahammül edemediğim bir insan tipleri varsa oradan bulabilirim. Geçen videoda da bahsettiğim mesela cinri örneği vardı ya, cinri insanlara gıcık oluyorsam bu benim bir projeksiyonum olabilir. Ya bu insan da doğru düzgün bir şeyler yapmadan kendini ne kadar güzel satıyor diyorsam o başka bir şey olabilir. Kendini çok güzel pazarlayan insan. Ben kurumlarla çalışan insanlarla çalıştığımda bu mesela bayağı yapılan bir projeksiyon olarak benim karşıma çıkıyor. Hemen şey ekleniyor buna. Bu kendini pazarlıyor ama doğru düzgün iş yapmadan kendini pazarlıyor diye. doğru iş yapmakla bu pazarlama arasında bağlantılar, para kurularak bu pazarlama olayına aslında çamur atılıyor. Eğer buysa, sizin kendini güzel pazarlamaksa, buradaki başkalarını da gördüğünüzde hoşunuza gitmeyen tarafınız, o demin anlattığım yuvarlakta sizin kapattığınız taraf. Yani yaptıklarınızı insanlara ve dünyaya ilan edemeyen, duyuramayan, onları ortaya koyamayan tarafınız demek ki kapatıyorsunuz. Demek ki sizin üzerinde çalışacağınız konu bu konu. İkinci bulma yöntemi ne olabilir? Yakın arkadaşlarınızla beraber çalışma. Ben bu yöntemi daha çok seviyorum. Çünkü bizim o kapattığımız parçalar o kadar biz küçük yaştayken kapanmış ki biz onları çıkarmakta gerçekten bilinç dışından gelen çok büyük bir dirençle de karşılaşıyoruz. O yüzden arkadaşlarla çalışmak bence daha kolay bir yöntem olabilir. Peki, arkadaşlarınıza ne soracaksınız? Diyeceksiniz ki, ben de daha çok ne görmek isterdim? Eğer gerçekten yakın, sizi büyütmek, geliştirmek, sizi daha çok parlamanızı görmek isteyen arkadaşlarınız varsa bu çalışma çok kolaylaşıyor. Çünkü onlar size diyorlar ki, mesela, kendini daha çok ortaya koymanı görmek isterim. Seni daha mantıklı, daha rasyonel görmek isterim gibi daha çok ne görmek istediklerini size söylüyorlar. Burada daha çok kelimesi çok önemli. Çünkü amacımız sizin hayatınızı büyütmek ve zenginleştirmek. O nedenle eğer arkadaşlarınız daha az duygusal olsam falan dediklerinde o sizi daha böyle küçülten bir çalışma. Onlara şeyi sorun. Yani daha az duygusal derken daha çok rasyonel, daha çok mantıklı mı demek istiyorsun? Hep pozitif çağrışımlarla gidin bu çalışmada. Bu gerçekten altını böyle tekrar tekrar çizmek istediğim bir konu. Arkadaşlarınız sizde daha çok neyi görmek istediğinizi de söylediler. Şimdi onu bizim kafamızda böyle daha canlı, daha somut hale getirmek için arketiplerden ya da belli bir özelliği, eğer çok yoğun bir film karakteri ya da ünlü bir insan varsa ondan yararlanacağız ki o enerji çok daha somutlaşsın. O yüzden de kendimden ve Muhammed'den örnek vermek istiyorum. Muhammed'in iznini aldım. Bu çalışmayı ben hayatımda 3-5 defa yaptım. İlk yaptığımda söylediğim gibi koaktif koşuk eğitiminde yapmıştım. Ve oradaki arkadaşlarım bana yaramaz ve asil Rockstar'ı vermişlerdi. Yaramaz ve asi Rockstar, baya kafamızda aslında bir imaja tekabül ediyor. Bana neden onu verdiler? Çünkü ben daha dingin, daha böyle sakin, huzurlu bir tarafımı gösteriyordum. Özellikle yeni tanıştığım, çok samimi olmadığım insanlara. Eee, sen bir tane olsun Bu arada yakın çevreme bayağı bu tarafımı gösteriyordum. Ama yani böyle yeni tanışmışsam, çok şey değilsem daha böyle bir sakin, daha bir oturaklı tarafımla temas etsinler de o benim daha neşeli, eğlenceli, mizah seven tarafımla çok herhalde tanışmasınlar istiyordum. O tarafımı kapatmıştım. Peki benim bu ne işime yaradı? İnsanlarla çok daha çabuk derin bağlantı kurmamı sağladı. Artık şeyi beklemiyorum, böyle çok samimi olmayı beklemiyorum. O kıpır kıpır tarafımı göstermek için. Eğer ben bu çalışmayı yapmamış olsaydım zannediyorum sizi de daha eğlenceli, daha komik videolar yapmıyor olacaktım. Siz de muhtemelen beni çok da seyretmiyor olacaktınız. Asil yaramaz rockstar. Farkındaysanız benim diyemem. Yani burada dingin, huzurlu, sakin parça var. Burada da böyle bir ağız değdiği bir yaramazlık var. Ben şu tarafa yakın olduğum için aslında problem var. Bana bu taraf veriliyor ki ben şu ortalarda dans etmeyi başarabileyim. Ortada dans etmeyi, yani dengede dans etmeyi başarabilmek için de Benim bir şu tarafı deneyimlemem lazım. Birazdan nasıl deneyimleyebilirsiniz, ondan da bahsedeceğim. Ama önce biz acaba hangi parçamızı ortaya çıkaracağız? Önce bir onu daha anlatmak istiyorum. İkinci vereceğim örnek de Muhammed'den. Muhammed'e yaptığımız bir çalışmada sınıftaki diğer katılımcı arkadaşlar Mr. Spock'u gördüler. Mr. Spock? Star Trek'ten, biliyorsunuz, Svalkan'lı bir karakter, kulaklaşım ile. Ve sadece belilerle konuşuyor. Sıfır duygu. Hatta bunu yapalım mı, yapmayalım mı diye kararlar sorulduğunda %99.9 ihtimalle bu olur, %1000'li ihtimalle bu olur diye ona bile tamamen velisler olarak konuşuyor. Diğer uç ne? Mr. Spawn yani diğer ucun ne olabilir? Diğer uç... duygusal, duygulara göre hareket eden taraf olabilir. Muhammed daha bu tarafa yakın olduğu için arkadaşlar ona bunu verdiler ki ortayı yakalayabilsem. Ve Muhammed zeki bir insan olduğu için kendisi hemen Mister Spoo hayatına uyarlayarak gerçekten şu anda gerektiği zaman daha biraz bu taraflarda, gerektiği zaman daha biraz bu taraflarda gayet dengede bu duygusallık ve rasyonellik mantık konusundan. Demin şunu unutmuşum, Asi Yaramaz Rockstar yazmayı unutmuşum. Şimdi farkındaysanız biz özelliklerden yola çıktık. Sonra özellikleri bayağı bir somutlaştırdık. Yani Asi Yaramaz Rockstar deyince de kafamızda böyle bir direk tip beliriyor. Mr. Spock zaten ultra somut bir karakter. Bizim amacımız kendimize böyle bir karakteri bulmak. ya kendi kendinize ya da arkadaşlarınızın yardımıyla. Şimdi bazen bu bulacağımız karakterler bizim o kadar da sevmediğimiz, o kadar da böyle ya ben hayatta olamam ya ne alakası var dediğimiz karakterlerde olabilir. Eğer içinizde bu kadar güçlü bir insana, o karaktere duygular varsa o zaman emin olun sizin ihtiyacınız olan, yani sizi büyütecek olan karakter o karakterdir. Hemen örnekler vereyim. Siz mesela her durumda çok uygun davranayım, her durumda aman salon adamı çizgimi bozmayayım, doğru konuşayım, doğru algılanayım falan gibi daha böyle kendini, davranışlarını sınırlayan tipseniz mesela arkadaşlarınız size Recep İvedik verebiliyor. Ve maalesef Recep İvedik tam sizin ihtiyacınız olan karakter olabiliyor. Yani burada Recep İvedik, burada da işte böyle hesaplı, kitaplı konuşan, spontan olmayan bir karakter de daha çok siz hareket ediyorsanız, o zaman gidip biraz Recep İvedik takılacaksınız ki şurada o spontanlığı, rahatlığı yaşayın. O nedenle eğer çalışmayı kendiniz ya da arkadaşlarınızla yapıyorsanız, biraz onu da düşünebilirsiniz. Benim acaba film karakteri olarak ya da ünlülerden hangileri benim çok gıcığıma gidiyor? Mesela Kadir İnanır mı falan diyorsanız, Kadir İnanır'ın acaba o kendinden böyle emin, kendinden gururlu, o öyle olsun, bu böyle olsun diye tavrı gıcığınıza gidiyorsa belki Kadir İnanır sizin yine tam ihtiyacınız olan karakter. O yüzden onları da bir düşünüyorum. Yani karakterler, ünlüler, onların hangisi gıcığınızda gidiyorsa evet onu deneyin deyin. Peki ben bu karakteri buldum. Recep İvedik. Evet, doğru. Allah belanı versin bilen ama ben bu Recep İvedik demek benim çalışmam gereken karakter diyorsunuz. Peki ben ne yapacağım? Gidip iş yerinde Recep İvedik gibi yapacağım diyorsanız Onun yöntemini şimdi size anlatacağım. Gidip de el olmadık yerde kendinizi böyle sabote edercesine bu karakteri deneyimlemeyeceksiniz tabii ki. Küçük küçük denemeler yapacaksınız. O denemeleri işinize gelen ve size hizmet eden yerlerde kullanacaksınız. Size hizmet etmeyen yerlerde kullanmayacaksınız. Gidip bir üst yönetim toplantısında Recep İvedik'i denemenize gerek yok. Ama ekibinizle ya da yakın çalışma arkadaşlarınızla o hesaplı kitaplı konuşan insan değil de biraz daha recep bir ediksel tarzı deneyimleyebilirsiniz. Orası çok daha güvenli, çok daha sizin bu tarz şeyleri deneyimlemenize yardım eden bir ortam çünkü. Bu ortamları belirlemek, kendinizi sabote etmeden bu yeni karakteri deneyimlemek de yine sizin sorumluluğunuzdur tabi. Geç saat yaklaşımında der ki biz ne zaman bu uca ya da öbür uca yakınız. O zaman hayatınızda bir sıkıntılar, çatışmalar oluyor. O nedenle benim dileğim bu kutup çalışmasını hayatınızda ne zaman bir çatışma, sıkıntı olduğunda yapmanız ya da bunu beklemeden hayatınızı daha zenginleştirmek ve büyütmek için de yapmanız. Size hayatınızı zenginleştirdiğiniz, büyüttüğünüz bir hafta biliyorum. Eğer bu videoyu beğendiyseniz Sonraki haftalarda gelecek videolarımı kaçırmamak için kanalıma abone olmayı lütfen unutmayın.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









