Bu video, sunucu Gülen Gündüz Yılmaz tarafından "sandviç yöntemi" olarak bilinen geri bildirim modelinin neden yetersiz ve zararlı olduğunun açıklanmasıyla başlar. Sandviç yöntemi, olumlu bir takdirle başlayıp ardından geliştirici (olumsuz) bir geri bildirim verip tekrar olumlu bir takdirle bitirir. Yılmaz, bu yöntemin hem takdirin etkisini azaltıp hem de geliştirici geri bildirimin gücünü zayıflattığını savunur; çünkü alıcı, olumlu geri bildirimin ardından gelen olumsuz unsurdan dolayı odakını kaybeder. Video, bu yöntemin hâlâ eğitim ve kurumsal ortamlarda öğretilmesinin eleştirisini yapar ve izleyiciyi alternatif bir yaklaşım benimsemeye yönlendirir. Ana öneriler şunlardır: 1. Sürekli ve samimi takdir: Takdir, bir yara bandı gibi arada bir değil, her an ve her şekilde verilmelidir; bu, ilişkideki pozitifliği artırır ve bireyin kendini değerli hissetmesini sağlar. 2. İlişki temelli geri bildirim: Geliştirici geri bildirim, güçlü bir güven ve takdir temeli üzerine inşa edildiğinde daha etkili olur. Önceden ilişkiyi güçlendirmek, alıcının geri bildirimi savunmasız bir şekilde almamasını sağlar. 3. Takdiri istemek: Yöneticilerden ve yakınlardan takdir talep etmek, bu sürecin bilinçli ve düzenli olmasını sağlar. 4. Geliştirici geri bildirimin formülasyonu: Takdirin yoğun olduğu bir ortamda, geliştirici geri bildirim daha iyi karşılanır; ancak bu, alıcıyı “hadi bildirme” moduna sokmadan, iyileştirme amacıyla sunulmalıdır. 5. Sandviç yöntemine alternatifler: Yılmaz, dört videodan oluşan bir seriyle daha detaylı, yapılandırılmış geri bildirim tekniklerini tanıttığını belirtir ve izleyiciyi bu içeriklere yönlendirir. Video, hem iş ortamında hem de kişisel ilişkilerde (eş, çocuk vb.) bu prensiplerin uygulanabilirliğini vurgular ve izleyiciyi takdiri bir araç, geliştirici geri bildirimi ise bir büyüme fırsatı olarak görmeye teşvik eder.
Chapters
Muhammetciğim merhaba canım. Seninle bir konuşalım mı ya oturup? Tabii ki de konuşalım. Ne oldu ki? Yok yok bir şey yani öyle genel. Ne zamandır konuşmuyoruz. O yüzden böyle bir konuşalım dedim. Konuşalım tabii ki de. Dinliyorum seni. Ya bak şimdi senin şeylerini ben çok beğeniyorum. Önce onu söylemek istiyorum. Yani bu komikli böyle araya yaratıcı bir şeyler katıyorsun ya. Onları gerçekten çok beğeniyorum. Yalnız işte söylemek istediğim şöyle bir şey var. Bu editlerde sıkıntın var senin. O editler tam benim istediğim gibi olmuyor. Habire revize, habire revize oluyor. Onlar benim hoşuma gitmiyor. Ya yapma ya. Evet. Yani orası öyle. Orada kesinlikle ve dillikle kendini geliştirmen gerekiyor. Ama onun dışında Son derece yaratıcı, son derece özel ne işine sahip çıkan bir insansın. Orada da seni çok takdir ediyorum şahsen. Merhaba ben Gülen. Bugün sandviç yöntemiyle geri bildirim neden işe yaramazdan bahsedeceğim size. Biraz önce Muhammed'i maruz bıraktığım Geri bildirim verme yönteminin adı Sandviç yöntemi. Sandviç yöntemi nasıl bir yöntem? Önden şöyle güzel bir olumlu geri bildirim veriyorsunuz. Bir şeye takdir veriyorsunuz. Sonra hemen ardından bir tane olumsuz geri bildirimi yani geliştirici geri bildirimi veriyorsunuz. Ondan sonra tekrar olumlu geri bildirimle olayı bitiriyorsunuz. Valla ben şaşırarak görüyorum, hala eğitimlerde, YouTube videolarında falan bu yöntem güzel bir geri bildirim verme yöntemi olarak devam ediyor. Halbuki bu yönteme birkaç defa maruz kaldıysanız siz, biliyorsunuz ki hiç de iyi hissetmiyorsunuz. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, size böyle bir sandviç yedirildiğinde zorla, Siz neden o sandviçi zorla yediriyorsunuz adoslar? Kurumsal eğitimlerde katılımcılar baya bir bu yöntemin hala anlatılmakta olduğundan bahsediyorlar. Ve ardından da ekliyorlar aslında bu yöntem hiç de iyi hissetmiyorum. Hatta bana bir olumlu bildirim, geri bildirim verildiğinde, bir takdir verildiğinde arkasından acaba kötü bir şey mi çıkacak diye de bekliyorum. Yani bu yöntem bizim hem verdiğimiz takdirlerin baya bir etkisini düşürüyor hatta duymuyorlar bile çünkü arkasından kötü bir şey gelecek diye beyin ona konsantre oluyor. Hem de vereceğimiz o geliştirici geri bildirimin aslında etkisi de baya bir azalıyor. Biz onu böyle araya böyle bir sıkıştırmak istiyoruz sanki. Peki sandviç yöntemi yapmayacağız da ne yapacağız diye soracaksınız. Baya ayrıntılı bir içinde bayağı yöntemli bir biçimde nasıl geri bildirim verebiliriz diye işlediğimiz 4 tane video çektik biz Ayşe'yle. Onu seyredebilirsiniz videodan sonra. Ben bu videoda şundan bahsetmek istiyorum. Geri bildirimi verebilmek için, etkin bir şekilde verebilmek için nasıl bir kafa değişikliğine ihtiyacınız var? Ondan bahsedeceğim. Bahsetmek istediğim birinci şey şu. Taktir. Biz takdiri bir sürü zaman bir yara bandı gibi vermek istiyoruz. Yani demin sandwich yönteminde olduğu gibi kötü bir şey söyleyeceğiz, onun öncesinden iyi bir şey söyleyeyim ki ortamı yumuşatayım diye. Birinci, bakış açısı değişikliğine ihtiyacımız olan konu bu. Takdir her an, her şekilde verilmesi gereken bir armağan. Biz takdiri verdiğimiz sürece ilişkilerdeki olumluluğumuz artıyor. Burada geri bildirimi ben sürekli tekrarlıyorum ama şimdi tekrar tekrarlayacağım. Sadece iş ortamlarında değil, yani kocamızla, karımızla, çocuğumuzla da biz geri bildirim yeteneklerimizi geliştirdiğimizde daha güzel ilişkiler kurabiliyoruz. Ve onları da takdir etmemiz gerekiyor. İş yerlerinde benim gördüğüm şeylerden bir tanesi şu. kimse yeterince takdir edildiğini düşünmüyor. Sonra ben soruyorum, peki sen ne kadar takdir ediyorsun iş arkadaşlarına, elemanlarına ya da müdürünü diye? Yok, orada da çok iyi olmadıklarına dair kendi kişisel farkındalıklarından gelen cevaplar veriyorlar. Demek ki biz ne yeterince takdir alıyoruz ne de yeterince takdir ediyoruz. Orada bir sürü bizi bundan alıkoyan da düşünecek alıplarımız var. İşte işini yapıyorsa niye takdir edeyim? Daha fazlasını yapması lazım ki ancak o zaman takdir edeyim falan diye. Bütün bu kalıplar bize çok hizmet etmiyor. Çünkü takdir ettikçe bizim o insanla olan ilişkinizdeki olumluluk artıyor. İkincisi de bana bir takdir geldiğinde ben neyi iyi yapıp neyi iyi yapmadığımı anlayabiliyorum. Neyi iyi yaptığımı çoğaltmam için Birisinin bana bunları söylemesi iyi olur, bilen sen bunu böyle böyle yapıyorsun diye. O yüzden o takdiri arttırmak ve koşul ne olursa olsun, hani araya kötü bir şey sıkıştıracağım diye değil de, her an her şekilde takdir etmek çok önemli. Müdürlere, yöneticilere, patronlara bayağı bir görev düşüyor. Çünkü insanlar bir şekilde takdir çok bekliyorlar ondan, görülmek istiyorlar. otorite figürü olarak gördükleri insanlardan. O yüzden takdir becerilerinizi siz ne kadar geliştirirseniz, ekibiniz de o kadar geliştirecek. Gelelim özel ilişkilere. Özel ilişkilerde de bugün yakınınızdakilere mesela bir sorun, seni yeterince takdir ediyor muyum diye. Ben kendimi bayağı takdir eden bir insan olarak tanımlıyorum. Ama ben çok değil yani bundan 1-2 sene önce kocama sormuştum seni yeterince takdir ediyor muyum diye falan gibi bir cevaplar vermişti. Anladım ki kocamı yeterince takdir etmiyorum. O yüzden bu güzel bir farkındalık. Bir bakın acaba çevrenizdekileri ne kadar takdir ediyorsunuz diye. Peki diyeceksiniz ki hep ben mi takdir edeceğim, kimse beni takdir etmeyecek mi? Orada da bence kurbana bağlamamıza gerek yok. Takdiri isteyin. Bayağı beni takdir eder misin diye. Performans görüşmeleri oluyor ya ya da düzenli olarak diyelim ki yöneticinizle görüşüyorsunuz. Orada takdir isteyin. Eğer onu kurbandan değil de bir yetişkin modundan istiyorsanız o da son derece hayatınızın sorumluluğunu aldığınız bir durum bana kalırsa o takdirleri bilinçli olarak, düzenli olarak istemeyi unutmayın. Şimdi takdirle ilişkimizi güçlendirdiysek, ilişkimiz sağlam temeller üzerine inşa edildiyse, o zaman geliştirici geri bildirimi vermek çok daha kolaylaşıyor. Geliştirici geri bildirim. Şimdi takdir nasıl ilişkiyi güçlendirmek, ilişkiyi büyütmek içinse, aslında geliştirici geri bildirim de ilişkiyi büyütmek için. Biz bir sürü zaman vermiyoruz o geliştirici geri bildirimleri. Sonra aniden, hiç karşımızdakinin beklemediği anda, sen de şöylesin, sen de böylesin diye saydırabiliyoruz. Ya da sandviç yöntemiyle sinsi sinsi aralara böyle sokuşturuyoruz. Sizin güçlü, güven temeline dayalı bir ilişkiniz var ise, geliştirici geri bildirimi gayet kalbiniz barışta verebilirsiniz. Şimdi bunun için de bir takım formulasyonlar var. Sadece size fikir vermesi için formülasyon. Eğer ben bir insanı normal hayatta 5 kat, 7 kat takdir ediyorsam o zaman geliştirici geri bildirimi duyabiliyor karşıdaki insan. Yani bunu tabii oturup sayın demiyorum ama size fikir vermesi için baya bir çok takdir etmeniz lazım ki karşınızdaki o geliştirici geri bildirimi gayet kalbi barışta alabilsin. Şimdi bazen de geliştirmek falan istemiyoruz karşımızdakini. Ne ilişkimiz ne karşımızdakini geliştirmek olmamızda. O zaman da verdiğiniz geri bildirim, geri bildirim değil de hadi bildirmek oluyor. Hiçbir zaman hadi bildirmeyin diyorum. Hadi bildirme modunda olup olmadığınızı bence kalbinizden çok rahat anlayabilirsiniz. Kalbiniz barıştayken geri bildirmeyin. Yani o insanı geliştirmek için, ilişkinizi geliştirmek, büyütmek için gelebilirim dedi. Yani özellikle sandviç yöntemi falan gibi yöntemlere ne olur başvurmayın. Benim demin Muhammed'i maruz bıraktığım şiddete kimseyi maruz bırakmayın. Bu videoyu beğendiyseniz beğen butonuna basmayı ve