
In this informal Turkish YouTube conversation recorded during the COVID‑19 quarantine, host Gülen Gündüz Yılmaz chats with Levent about how physical separation and low‑quality phone/video communication strain romantic and familial relationships. They explore why distance feels different emotionally, discuss the limits of control, and propose coping mindsets such as acceptance, gratitude, and personal growth. Practical suggestions include using frequent video calls, sharing daily routines (e.g., hearing each other's bathroom or dish‑washing sounds), and acknowledging that virtual contact cannot fully replace physical closeness but can mitigate loneliness. The dialogue also contains light‑hearted banter about cosmetic surgery and hair, and repeatedly urges viewers to subscribe, like, and follow their related Instagram live sessions for deeper emotional‑work exercises. The overall tone is conversational, supportive, and occasionally humorous, aiming to provide emotional guidance while promoting their channel.
Chapters
Yanak ameliyatı yaptıracak. Sen harikasın iyisin. Baktın soruyor soru geç işte aman diye. Hiçbir çalışma yok üzerimde.
Kendini değersiz mi hissediyorsun? Abi erkeklerde yok ki öyle bir kavram.
Şöyle düşün bak saçımı kestirdiğimizde bile kötü olsa biz ne diyoruz? Kökü semte nasıl olsa diyoruz. Ondan sonra boş ver diyoruz geçiyor. Ya geçiyor. Saçım nasıl olmuş diye ben hiçbir soru sormadım. Ne kadar? Saçım nasıl olmuş?
Ama yanakların nasıl olmuş gösteriyorsun.
Saç değişiyor yanak değişmiyor. Çek içine doğru. Bant yapıştıralım bana bu ya. İçeriden.
Evet hadi başlayalım.
Benim enerjim çok da.
Merhaba ben Gülen. Baya değişik zamanlardan geçiyoruz. Ama biz yine de video çekimlerine devam etmek istedik. Kendimizce bir takım önlemler aldık. Görebileceğiniz gibi. Neredeyse böyle aramızda bir küslük varmış aslına. Bir sosyal mesafeyi koruyarak size bu zor zamanlarda umarız ki faydalı olacak ve size eğlenecek videolar hazırladık Levent'le beraber. Hoş geldin Levent.
Hoş buldum. Nasılsın?
İyiyim. Sen nasılsın?
Harika.
Bu mesafe sana nasıl hissettiriyor?
Hiçbir değişiklik yok.
Öyle mi diyorsun?
Fiziksel mesafe başka ama kalplerin mesafesi başka.
Ben itiraf etmeliyim ki bu mesafe bana bir tuhaflık böyle hissettiriyor. Ama yapılacak bir şey yok. Öyle mesafemizi koruyarak söyleşeceğiz bugün de. Şimdi sizden yine benim bir ricam var. Biz her koşulda size video çekmeye devam ederken siz de lütfen kanalımıza abone olmayı, ne olur atlamayın. Zile de basın ki size yeni videolar çıktığında bildirimler gelsin. Ve bu videoyu beğendiyseniz ne olur beğen butonunu basmayı ve bize yorumlarınızla destek olmayı da unutmayın. Evet Levent, bize hangi soruları, hangi konuları hazırladın acaba bugün?
Aile evlerde karantinadalar. Telefonda konuşma performansları düşük olan kişilerin ilişkileri bu durumdan nasıl zedelenmeden çıkabilir?
Şimdi valla bu sorunun aslında böyle mucizevi bir cevabı var mı dersen yok. Şimdi ben şundan bahsedeyim. Şu an zamanlarda bizim perspektifimiz ne olmalı? Hangi perspektif bize hizmet eder? Ondan biraz bahsetmek istiyorum. Şimdi bu zaman ne kadar kötü bir zaman. Aman Allah'ım çok kötü. Bir an önce bitsin bu koronalar, bitsin bu olaylar diye baktığımız zaman o hem bizim içimizdeki bir sürü tetiklenen o konforsuz duyguyu daha da büyütüyor. Çünkü var olan bir gerçek var. Bizim burada perspektifimizi şuna çevirmemiz lazım. Bu geçtiğimiz durum bana ne öğretiyor? Benim acaba hangi parçalarımı geliştirmem gerektiğini bana dayatıyor, benden talep ediyor. Eğer böyle bakabilirsem konuya, o zaman gerçekten bu zamanları gelişerek, büyüyerek çok farklı şekillerde atlatabilirim. Mesela bu çift için konuşalım. Şimdi farklı bir deneyim yaşıyorlar ya, çift olarak aslında böyle şeyleri yaşayabiliriz değil mi? Yani birisi bir iş için daha uzağa gidebilir, birisinin bir proje için inanılmaz çok çalışması gerekiyordur. Böyle zamanlarda da acaba bu zamanlar, bu zorlayıcı zamanlar bizi birbirimize mi kenetleyecek yoksa bizi birbirimizden ayrıştıracak mı? Ve ilişkiler hep bu tarz olaylarla da sınanır aslında. Şimdi koronaya konuşuyoruz ama ilişkileri farklı farklı dışsal etkenler sınamaz mı?
Sınar. Bu konuyla ilgili benim fikrimi biliyorsunuz zaten. Sınıyorsa ve kaldıramıyorsa ayrılın deyip duruyorum yani. Onları söyleriz.
Ya şöyle, tabii ki ayrılacaksanız ayrılın. Ben orada sana katılıyorum. Ama bir video çekmiştik hangi ilişkiyi bitirmeli diye. Onu da koyarız, onu da seyredin. Önemli olan aslında ilişkiyi bitirmek. Bu ilişki bana iyi mi? Kötü mü? Bu adam benim için doğru adam mı? Değil mi? Bu kadın benim için ruh eşim mi? Değil mi? Falan demek yerine bu ilişkide ben ne öğreniyorum? Acaba hangi parçalarımı değiştirdim perspektifine? bakmak. Telefonda konuşmayı yapamıyor diyorsun. Telefonda konuşmayı yapacaksın demek ki. Yani biz statik insanlar değiliz ki. İnsan olarak kendimizi değiştirmeye ilgili inanılmaz bir potansiyelimiz var. Telefonda konuşmak mı sana hitap etmiyordu? O zaman telefonda konuşmak, telefonda iletişim kurma becerini geliştireceksin. Şimdi ben mesela geçtiğimiz hafta online Zoom üzerinden bir takım koşuyu yaptım. Ve ilk defa yaptım. Daha önce yapmadığım bir şeydi. Hani oturup bunu nasıl yaparız, nasıl ederiz, nelere dikkat etmek gerekli? Bu benim için baya aslında kendimi zorladığım, üzerinde çalıştığım. ekip çek bir olay oldu. Yapabildim mi? Yapabildim. Şu anda senle mesela bu mesafede konuşmak da beni bir parça böyle tuhaf ve garip hissettiriyor. Demek ki daha fiziksel yakınlıkta arayan bir insanım. Ama şu anda yapıyorum. Yani o yüzden ben telefonda konuşmayı o kadar da sevmem gibi kendimizle ilgili yargılarımız da aslında saçma. Çünkü biz bunları değiştirebiliriz, geliştirebiliriz. Yani statik kimliklere kendimizi hapsetmeyelim diyorum.
O zaman güzel bir soru geldi aklıma. Belki herkes soruyordur şu anda. Fiziksel yakınlığa yoğun bir şekilde ihtiyaç duyan ilişkiler bu dönemde ne yapacak asıl?
Mesela bir kedileri olsaydı, bu kedilerine sarılsalardı. Kedileri olmayanlar kedi sahiplenebilirler falan gibi çözümler geliyor aklıma.
Ama işte korona günleri yani kedi sahiplenip Yani fiziksel yakınlığa çok ihtiyaç duyuluyor ve yapılacak hiçbir şey yok şu anda.
Evet, işte yapılacak bir şeyin olmadığını belki kabul etmek bizim en en en önemli geliştirmemiz gereken kas bugünlerde. Biz her şeyi kontrol altına almaya çalışıyoruz. Ben bununla ilgili Instagram'da da baya bir postlar yayınladım. Çünkü böyle zamanlarda bizim dişi kaslara ihtiyacımız var. Yani kabul ve teslimiyet kasklarına ihtiyacımız var. Ama biz ne yapıyoruz? Kontrol altına almaya çalışıyoruz prosesi. Ama bu olay bizden büyük. Bu olayı biz yaşıyoruz. O yüzden orada tam çiftlerin bahsettiğimiz tam da bireysel olarak da kabul ve teslimiyete doğru geçmeniz gerekiyor sevgili canlar.
Kamerayla görüşmeleri mesela sıklıkla bu fiziklerle... Evet çözüm istiyorum. Yani olayı daha iyi hale getirir mi? Tavsiye edilmeli mi? Yoksa aslında tam olarak fiziksel yakınlığın yerini tutmayacak bir şey mi?
Kamerayla tabii ki görüşsünler. Ama bir yandan da olanın bitenin bu olduğunu da kabul etsinler. Çünkü ona kabul vermediğinde esas acı çekmeye devam ediyorsun. Hani olan biten bu. Bir önce onu kendine söyle diyorum ben bu çiftlere.
Peki benim şöyle bir çözümüm var haddim olmayarak. İnternete para vermiyor yani onun için. Orada dursun, o ayrı bir şey yapsın, o ayrı bir şey yapsın. Arada sırada kameranın önünden geçsin. Oradan onun varlığının sesini duysun. İşte bulaşık yıkarken veya banyodan sesini duysun. Böyle her gün 1-2 saat vakit geçirirlerse aynı evdeymiş gibi.
Ya şimdi çözümün doğru bir çözüm. Benim bir arkadaşım mesela öyle aylık aldı. Hem de kocasının şeye uçmasına izin vermediler. Türkiye'ye uçmasına izin vermediler. Türk vatandaşı olmadığı için. ve havaalanında kaldı eşi. Şu anda bayağı bir onlar şey üzerinden, kamera üzerinden beraber işte film seyrediyorlar. Beraber böyle içeceklerini içiyorlar vesaire. Bunu yapmak gayet mümkün. Ama içinde olan bir tane de bu oldu, kısmetiniz de buymuş demediğiniz sürece o 1 saatlik, 2 saatlik, 3 saatlik kamera görüşmeleri seni tatmin edecek mi? etmiyor. O yüzden önce kabule geç, sonra bu tarz çözümler yarat diyorum ben.
Anladım. Yani senin önerin şu anladığım kadarıyla, ilk önce kabullen, hayıflanmayı kes, bu küçük çözümle mutlu olmayı öğren ve daha kötüsü olmadığına şükrederek... Evet.
Şimdi bu zamanlar bize şükretmeyi de öğretiyor aslında. Yani sağlıklı olduğumuz için şükredebiliriz, sevdiklerimiz yanımızda olduğu için şükredebiliriz, evimizde internetimiz olduğu için şükredebiliriz. kitaplarımız olduğu için şükredebiliriz, başımızın üzerinde bir ev olduğu için şükredebiliriz. Yani kendimizi şükre getirirsek o kadar da hayatımızın kocaman problemleri o kadar kocaman da kalmıyorlar aslında. Çok daha böyle kendimizi merkezimize getiriyoruz diye düşünüyorum.
Peki bu durumu kabul edenler var. Sorun yok orada. Bir de kabul edemeyenler var. Yani şu cümleyi kurmak basit. Ya Allah'a şükür ya okey ya hasta değiliz. Allah'a şükür başımızın üzerinde bir çatı var falan demek ama yine de şurada
Şimdi bu tarz zamanlarda içinizde bir sürü kaygıdır, endişedir, korkudur duygular tetikleniyor. Öfke de bayağı bu arada tetikleniyor. O duyguları yok saymaktan da bahsetmiyorum ben. O duygularla çalışmamız da gerekiyor. Şimdi o duygularla nasıl çalışacağımız da uzun bir konu ve biz bunları maalesef okullarda öğrenmediğimiz için sonradan öğrenmek durumundayız. O duygularla nasıl çalışırız? Onların mesajını nasıl dinleriz? Onunla ilgili baya bir video var. Bir de yeni, bu zamanlara özel 3 tane Instagram canlı yayını yaptım ben. Onları da YouTube'a yükledik. Ne olur onları dinleyin, oradaki alıştırmaları da yapın. Duyguların mesajını dinleyince insana bir sakinlik geliyor ve dediğim gibi kabule geçmeden ondan sonra gerçekleşebiliyor.
Peki ben de bir izleyeyim. Ben de izlememişim.
Bak bak bak. Hemen izle o zaman.
İzleyeceğim. Ya takip etmeyin ya. Benim tarzım o yani. Sen takip eden ediyorsun. Etmeyin bizi takip edin. Etmeyin beğen düğmesine basmayın. İncileriniz dökülür çünkü. Allah Allah. Çok mu zor arkadaş oradaki beğen düğmesine basmak. Yardımcı ol işte ya bize ya. Ne bileyim ya boşu boşuna çekiyoruz herhalde biz bunları. Vallahi boş ya. Yemin ediyorum. Yani ben Türk milletinin şu ilişkiyle ilgili problemlerinin bitmesini istiyorum ama yok abi yani biz video çekmeyelim. çekmesin bunlar videoyu. Aman kaldırmayalım beğeni yapası filan gibi bir şeyler var ya. Bilmezsin artık. Beğeni istemek kolay mı? Beğeni istemek kolay mı zannediyorsunuz siz? Yani o beğen düğmesine basmak çok kolay. Ama böyle çekip beğenin lütfen beğenin çok zor. Yani video çekmek de çok zor. Hiçbir karşılığı da yok yani bu işin. Sadece ben 41 yaşındayım ve 41 yaşına gelene kadar dünya kadar ilişki problemi gördüm. Dinledim neredeyse hayatımın yarısı dinleyerek ve yaşayarak geçti. çözülsün diye bir video çekiyoruz ama beğeni istemek çok zor ve videoları çekmek çok zor ama basmak biraz kolay oldu lütfen rica ediyorum benim kanalımda değil zaten basın ya rica ediyorum yani
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









