
Gülen Gündüz Yılmaz ve konuk Zehra, yeni evlerini odadan odaya gezerek renkli ve dramatik iç mekan tasarımlarını anlatıyor. Girişte karanlık bir alanı koyu renklerle aydınlatma, oturma odasını tamamen kırmızıya boyama, mutfak dolaplarını eski görünümünden uzaklaştırmak için duvar rengine odaklanma gibi pratik renk stratejileri paylaşılır. Konuşma, bu cesur renk seçimlerinin kişisel estetik ihtiyaçları (çocukluk ve ergenlik dönemindeki yaratıcılık) ve hata yapma korkusunu yenme üzerine bir yansımasıdır. İzleyicilerin tepkileri, Feng Shui danışmanı Meltem’in kırmızı renk eleştirisi ve renk uyumu tartışmaları da işlenir. Ayrıca bütçe, medya ve popüler kültürün dekorasyon üzerindeki etkileri, Bohem ve İskandinav trendlerine kıyasla yerel otantik tasarım eksikliği ve yaratıcı sınırlamaları ele alınır. Gülen, üç yıldan fazla süren alkol bırakma sürecini, toplumsal içe alınan mesajları ve bilinçli yaşam pratiğini de anlatır; bu kişisel dönüşümün ev tasarımına ve sinir sistemi düzenlemesine nasıl yansıdığı vurgulanır. Video, renk seçimleri, Feng Shui uyumu, bütçe‑yaratıcılık dengesi, kişisel sağlık farkındalığı ve evdeki fonksiyonel tasarım (banyo, mutfak, ortak çalışma odası) üzerine pratik öneriler sunar ve izleyicileri kendi yaşam ve dekorasyon stillerini sorgulamaya davet eder.
Chapters
Hello! Hoş geldiniz. Biraz ilhamla karanlık girişlerimizi bu şekilde dramatik renklere boyayabiliyormuşuz. Burada da başka bir değişik yeşil renk karşınızdayım. Bu mutfak dolapları zannediyorum 20 yıllık. Farklı renk oyunlarıyla dikkati duvar rengine verince o zaman Bu ufak dolaplarımdan dikkati başka yere almak mümkün oluyor. Evet, burası da eşimin ve benim paylaşımlı olarak kullandığı çalışma odamız. Banyoda geçirdiğiniz zaman da sizin için keyifli bir zaman oluyor. Bir sinir sistemi regulasyonuna bağlayacağım şimdi hoca olarak konuyu ama gerçekten böyle bir banyoda banyo yapmak bizim sinir sistemimize çok daha çok daha iyi geliyor.
Gülen, senin salonunun eskiden tek duvarı kırmızıydı. Şimdi tamamını kırmızı boyamışsın. Buna nasıl cesaret ettin?
Vallahi Zehracığım, hem bir yandan kolay oldu hayatımın bu döneminde bunu yapmak. Yani öyle bir şeylere cesaret ediyormuşum falan havasında yapmadım bir yandan. Öte yandan şunun da farkındayım, bu bayağı proses. 2005 yılında, 2010 yılında cesaret edemediğim tırnak içerisindeki şeyleri şimdi gayet böyle keyif alarak ve kendimi de böyle zorlamayarak, ay acaba bu olur mu, şu olmaz mı, bu renk uyuyacak mı, uyumayacak mı falan gibi hiç de streslere girmeden yapıyorum. Bu tamamen ben nasıl bir yerde yaşamak istiyorum, içimdeki çocuğun estetik ihtiyacını, içimdeki ergenin estetik ihtiyacını, hangi objelerle, hangi renklerle karşılamak istiyorum diye. İşte bütün bunlara bakabilince de böyle bir bütün duvarları renkli resimli evim oldu çok şükür.
Peki insanların tepkileri nasıl oluyor?
İnsanların tepkileri hem olumlu hem de bir parça böyle bir şaşkınlık da oluyor. Diyorlar ki işte aslında kırmızı agresif bir renk diye geçer. Bütün hani salonun rengini böyle kırmızı yapmışsın. Giriş mavi, öbür taraf yeşil. Nasıl böyle bir şeye cesaret ettin? Hiç korkmadın mı? Bu da baya geliyor. O kırmızı tonu oraya uyacak mı, uyumayacak mı vesaire diye soranlar da var. Şimdi benim hayatımda şu an geldiğim noktada bu tarz yani hata yapmaktan korktuğum durumlar tabii ki insan olduğum için. Bende de olmakla beraber boya konusunda hata yapmaktan korkmadığım bir noktadayım şu anda çok şükür. O yüzden hani bu Bu renk olmadı mı? Başka bir rengi boyamada ne var? şeklinde bir perspektifim olduğu için. Ve bu arada şu arkada gördüğün duvarda şu an kırmızı. Bizim Feng Shui danışmanı arkadaşımız Meltem dedi ki o taraf kırmızı istemiyordu. Kırmızıyı abartmışsınız. Orası mesela yeşil olmak durumundaymış. Biz orada da bir hata yapmışız. Ne var ki? Şimdi orayı herhalde birkaç hafta içerisinde yeşile boyayacağız mesela. Yani buradaki aslında insanların söylediği şey çok da rasyonel olmayan bir hata yapma korkusundan mütevellit. Buralar böyle çok cesaret, çok böyle çılgınlık, çok yaratıcılık falan gibi geliyor. Bir yandan evet, ben de işte 2005'te, 2010'da evlerimi düzenlerken, dekora ederken bu kadar böyle radikal renk değişiklikleri yapmamıştım. O zaman da bir parça böyle girmiştim oralara. Belki sana anlattım mı bilmiyorum. 2006'ydı galiba. Biz evi boyatırken bir köşe duvar vardı, köminenin olduğu. Orayı ben koyu kahveye boyamaya karar verdim. Bir de banyoda fayansların olmadığı, sadece duvarın olduğu beyaz bir duvar vardı. Bütün fayanslar da böyle parlak beyazdı. Onu kırmak için de koyu gri boyamaya karar verdim o duvar kısımlarını. Orada da şeyi hatırlıyorum, onun çok radikal geldiğine. Bizim boya ustası demişti ki, abla, sürüyorum, emin misin? Bak bu renk, koyu gri şeklinde. Orada da böyle karşılıklı gülüşmelerimiz olmuştu. Oysa, hani gerçekte olan ne, boyuyorsun ve ondan sonra hata yaptığında da onu değiştirebiliyorsun. Ha şimdi, bunlar bazı insanların aklına bütçe, para vesaire meselesi gibi konular geliyor. Ben bunun kısıtlanmış yaratıcılıkla ilgili olduğunu düşünüyorum Zehra. Parayla pulla çok ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Yani özellikle de böyle bir kanalı seyredecek bir insanın bilgisayarı varsa, telefonu varsa, akıllı telefonu, demek ki hayatında belli bir bütçesi var demedir. Şeyden bahsetmiyoruz sonuçta suya erişimi olmayan. gıdaya erişimi olmayan, dezavantajlı insanlar var. Eğer onlardan biri değilse bizim belli bir bütçemiz var demektir. Starbucks'ta kahve içmek, bir sigara paketi şimdi kim bilir kaç para olmuştur, oralara bütçe harcamak yerine kendi estetik ihtiyacımıza bütçe yaratabildiğimize inanıyorum. Hatta bununla ilgili şöyle bir şey de söyleyeceğim. Ben bayağı bir dekorasyon videosu seyrediyorum YouTube'da. Yurt dışında 30 metrekarelik evlerde yaşayan insanlar var. Küçücük evlerde yaşayan. Ve oradaki yaratıcılığa bakıp inanılmaz ilham alıyorum. İnanılmaz benim yaratıcılığım besleniyor. Ve Türk videolarına baktığımda o kadar yaratıcılık içerisinde, kendi otantikliğiyle ev döşeme olayı bizde çok çok sınırlı. Hiç yok mu? Tabii ki var. Ama çok sınırlı. Biz ne yapıyoruz? Genelde Bohem modası oluyor, İskandinav modası oluyor. Oradan hareketle yaratıcılığımızı o şekilde yaşıyoruz. Demek ki neymiş, hepimizin eğer buralardaysak, sosyal medyada bu kadar geziniyorsak belli bir bütçeniz var ama o bütçenizi nereye, nasıl harcamak istediğinizi biz kendimiz mi seçiyoruz yoksa bize bunlar televizyonlar, diziler, reklamlar tarafından beyin yıkama yoluyla mı geliyor? Onlarla belirli olduğunu düşünüyorum. Sen ne sormuştun bu arada? Çok da doluymuşum bu yaratıcılık konusunda. Çok rica ettim, bundan şeye bağlayabiliriz.
Yani orada işte o popüler kültürden, reklamdan, oradan buradan aldığımız içe alınan mesajları nasıl fark edeceğiz?
Şimdi burayı bayağı farkındalık getirmek çok uzun süren bir yolculuk. Ben 3 seneden fazla süredir alkol içmiyorum. Onun öncesinde de bir 3-5 sene alkolü giderek azalttığım ve hayatımdan böyle yavaş yavaş çıkardığım başka bir süreç yaşadım. Alkol bana mesela hiç iyi gelmiyordu. Bedenime, bağırsaklarıma, o bir bardak hani keyif için bir bardak içtim falan deyip ondan sonra ertesi sabah bedenimde onun etkilerini görmek. Yani illa da akşamdan kalma olmak gerekmiyor alkolün bedendeki tahribatını görmek için. Ben bunu bayağı uzun süre çalıştım. İşte 3-4 sene nelerle alkolü bağlamışım ona çalıştım. Yani burada bir kolay cevap yok. Farkındalık geliştirmek uzun bir yolculuk. Ve tek başına da geliştiremiyorsun onu. Yani belli yapılandırılmış eğitimlere gitmen gerekiyor. Koşluk alman gerekiyor. Terapi alman gerekiyor. Öyle bakıyorsun. Ve ben anladım ki bir sürü şey bende alkolle bağlanmış. Bir kutlama mı olacak? O konu alkolle bağlanmış. ''Ay bütün hafta çok çalıştım, o zaman o cuma öğleden sonrası neden küçük bir kokteylle taçlandırılmasın?'' Çünkü modern kadın, özgür kadın, ayakları üzerinde duran kadın, alkol içen kadındır şeklinde çok kuvvetli içe aldığımız mesajlar var. 80'sizden de geliyor bu mesajlar. Üniversitede hatırlıyorum ne kadar çok içtiğiyle övünürdü herkes. Kurumsal hayata geçtim. Orada da herkes. Hani ne kadar çok içiyorsan o kadar coolsun, o kadar başarılısın, o kadar o ortamların kralı sensin. Kralı diyorum biraz da. Çünkü oradan bir erildiğini ispat çabaları. E şimdi bunlarla çalışmazsan e tabii ki Ne yapıyorsun? Alkol içiyorsun. Kahve içiyorsun. Makarnayı sevdiğini düşünüyorsun. Benim gibi. Halbuki bunların hepsi sana türlü kanallardan yedirilmiş. Aslında. Ve bizim içe alınan mesaj dediğimiz, geç-taht temas mekanizmasındaki mekanizmalar olduğuna uyanınca o zaman diyorsun ki ben paramı kahveye harcamayayım. Alkole harcamayayım. Sigaraya harcamayayım. Beni mutlu edecek, sinir sistemimi de regüle edecek şekilde hayatımı düzenleyeyim.
Hadi o zaman evin diğer renklerine de bakalım Gülen.
Hello. Hoş geldiniz. Evin girişindeki dramatik kocam girdi. Kaldır aşağıya. Sevgili evimin dramatik girişini paylaşacağım için sizlerle heyecanlıyım. Şimdi evin aslında girişi küçük bir giriş. Bir de normalde bayağı karanlık bir giriş. O girişi de ne kadar karanlık olduysa şu şekilde göstermek istiyorum. Evinizin girişi şu an öğleden sonra yağmurlu bir gün ve bu kadar karanlık. Şimdi normalde biz ne diye düşünürüz? Hani sıradan, bu işin eğitimini almamış bir insan olarak ben de bu girişi normalde daha açık renkli yapacaksın ki daha aydınlık görülsün. Sonra YouTube'da bir video seyrettim ben. Amerikalı, Kanadalı bir tasarımcının. Onun da evin girişi baya böyle küçük ve karanlık. Diyor ki, ayıpları örtmeye çalışmayın diyor, özetle. Daha fazla göz önüne çıkarın, daha fazla dramatik etki yaratın. Ve kendisi daha böyle parlak, daha böyle yağlı boyamsı bir rengi boyamış evin girişine. Ve ışıkla orada parlıyor evin duvarları. O parlak duvarları güçlü ışıkla iyice ortaya çıkarmış. Ben dedim ki ben de bunun aynısını yapacağım. Ve görmüş olduğunuz gibi bu rengi boyadım. Sonra da buraya bayağı büyük bir ışık koydum. Öyle küçük bir ışık koymadım. Şuraya ayrı bir yine büyükçe ışık koyarak evin girişini bu şekilde dramatik bir giriş haline getirdim. Burada bizim herhalde böyle bir 17-18 senedir olan bir deli puf vardı. O deli pufu kaplattım ve böylece küçük, tatlı bir giriş oldu. Burada bir de görmüş olduğunuz şu ayna var. Bunu da benim evimden Göktürk'te aldım. çok sevdiğim, Bu hani sana da ayna sıkça bahsettiğim çerçeve çok tatlı. yapan dostlarım var. Onlar da bu aynayı da yaptıktan sonra bu giriş gerçekten o demin size göstermiş olduğum o karanlık girişle çok da ilgisi olmayan bir giriş halini aldı. Yani neymiş, biraz ilhamla böyle şeyler yapabiliyormuşuz. Karanlık Girişlerimizi bu şekilde dramatik renklere, koyu renklere boyayabiliyormuşuz ve örmüyormuşuz ve güzel oluyormuş meğerse. Ve evet, burada da başka bir değişik yeşille karşınızdayım. Bir önceki evimde de, ki alt kat oluyordu bir önceki evim, orada da daha böyle açık bir yeşildi. Bu sefer daha koyu bir yeşil tercih ettim. Ve daha güzel oldu çünkü bu evin aslında mutfak dolapları şu anda muhtemelen çok eski görünmüyor ama bayağı eski mutfak dolapları. Burayı koyu yeşil boyunca mutfakların eskiliği o kadar da göz önünde olmuyor. Bu mutfak dolapları zannediyorum 20 yıllık bu arada. Farklı renk oyunlarıyla dikkati duvar rengine verince o zaman bu mutfak dolaplarından dikkati başka yere almak mümkün oluyor. Hem salonda, hem mutfakta, hem evin diğer odalarında benim çok böyle severek aldığım ve sizinle de paylaşmak istediğim sanat eserleri var. Bütün bu sanat eserlerini başka videolarda daha ayrıntılı anlatmak istiyorum. Şimdi... Ama gelin evin diğer odalarına ve oradaki diğer farklı renklere göz atalım. Evet, burası da eşimin ve benim paylaşımlı olarak kullandığı çalışma odamız. Burada da çoğu insan bunu ne olarak algılıyor? Duvar olarak algılıyor ama bu bizim sunta üzerine belli bir ral kodunu uygulayarak yaptıktan sonra bu eseri biz bunun üzerine astık. Yaratıcı bir çalışmamız oldu çerçeve yaparken. Bir de burada şundan bahsetmek istiyorum. Şurada bir masa örtüsü var gördüğünüz gibi. İşte yapılan hani tırnak içinde hatalar. Bunu biz önce yatağımızın ucuna bir örtü olarak düşünmüştük. Fakat çok ince kaldı bu örtü. Onun üzerine eşim dedi ki, ya bunu acaba biz çalışma odasında mı kullansak? Ve çalışma odasının havasında gerçekten bu minnak örtü değiştirdi. Yani bu yaratıcı proses de ister evinizi düzenliyor olun. İster bir eğitim akışı yaratın, ister bir şirket kurun. Her zaman planladığınız, planladığınız şekilde olmuyor. Orada yeni ben ne yaratabilirim diye bakmak önemli. Hata yaptım, hata yaptım, ah bunu nasıl yaptım diye bakmadan, etmeden. Şimdi bizim oturduğumuz ev kira eve ama eskilikten mütevellit. Buradaki banyolarda tadilat yaptık. Islak zeminlerde fayans kullandığımız tek yerler duşun olduğu alanlar. Şimdi bunun iki tane avantajı var. Birincisi, çok daha az masraflı. İkincisi de, sadece fayanslarla kaplı bir banyo son derece soğuk ve serimsiz ve estetik ihtiyacımızı da karşılamayan bir banyo oluyor. Biz ne yaptık? Buranın rengi farklı, buranın rengi farklı. Burada da bir ahşap çıta var. Bu şekilde yaptırdık. Böyle yaptırınca da istediğiniz gibi objeler, tablolar asabiliyorsunuz banyolarınıza. Böylece banyoda geçirdiğiniz zaman da sizin için keyifli bir zaman oluyor. Bir sinir sistemi regulasyonuna bağlayacağım şimdi hoca olarak konuyu ama Gerçekten böyle bir banyoda banyo yapmak bizim sinir sistemimize çok daha çok daha iyi geliyor. Ve bu banyoyla beraber evdeki bütün duvar renklerini göstermiş oldum. Diğer ayrıntılara da başka videolarda hep beraber bakacağız. Umarım sevmişsinizdir bu videoyu. Eğer bu videoyu sevdiyseniz, ilham aldıysanız, eğlendiyseniz lütfen yorumlarda bizimle düşüncelerinizi, duygularınızı paylaşmayı unutmayın. Görüşmek üzere.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









