Yeni Yaşam: Kilo vermek, Diyet Programları ve Beslenme Paradoksları

Gülâen Gündüz Yılmaz and Zehra explore why restrictive diets create internal conflict and self-judgment. They introduce "reconnecting" with food through awareness instead of calorie counting, starting with small additions like herbal tea rather than elimination. The approach treats eating as nervous system regulation, not willpower.
Chapters
Kilo vermek için juicing yaparak ya da kalori kısıtlayarak ya da eliminasyon diyeti yaparak ilerlemeleri değil. Çünkü orada yine bir irade ve onun karşılığında da hayır ben yiyeceğim savaşını alevlendiriyoruz. Onun yerine Otoritelerden duymaya da çok alıştık. İşte vegan beslenme iyidir. Alkali beslenme iyidir. Gültensiz beslenme iyidir vs. diye. Bu da bizim içimizdeki aslında çatışmayı bayağı alevleyen bir şey. Yani o zaman içimizdeki bir ses diyor ki, bak böyle beslenmek iyiymiş, sen böyle böyle beslenmiyorsun. Ne kadar kötüsün, ne kadar tembelsin, Ne kadar açgözlüsün vs. vs. Yani burada mesela diyet yapmak isteyen, fit olmak isteyen parçayla diyet yapmak istemeyen ve pizza gömmek isteyen, hamburgerleri gömmek isteyen, kazandibi gömmek isteyen parçanın aslı bir ikilemini yaşıyoruz biz. O ikilemi anlamak, orada içimde ne oluyor anlamak için ben şimdi bu iki parçayı seçtim. Herkese merhaba. Yeni Yaşam video konseptinden yine bir video ile karşınızdayız. Yeni Yaşam konsepti, kendi üzerimizde yaptığımız çalışmaların hayatımızı düzenlemeye olan etkisini sizlerle paylaşmak üzerine kurguladığımız bir video serisi. Bu videoda yine sevgili Zehra ile beraberiz. Neyini konuşacağız bugün Zehra?
Bu videomuzda yiyecek içecekle yeniden ilişkilenmeyi konuşacağız. İstersen önce yiyecek içecekle yeniden ilişkilenmedeki o yeniden ilişkilenme kısmını birazcık anlatalım.
Evet. Şimdi Art of Existence eğitimlerinde yeniden ilişkilenme baya önemli bir kavram bizim öğrendiğimiz ve deneyimlediğimiz. Özellikle koşuk modülünde de yeniden ilişkilenme üzerinde Çok duruyoruz ve koşuştaki konumuz regulasyon ve aynı zamanda yeniden ilişkilenme üzerine. Şimdi yeniden ilişkilenme demek iki insan arasında da farklı bir ilişki kurmayı öğrenmek demek. Aynı zamanda bu videomuzda da besinlerle, yemekle, yemenin kendisiyle, yemek eylemiyle yeniden bir ilişki yaratmak nasıl mümkün olur? Biraz bunlardan bahsetmek güzel olacak Kanımca.
Evet, ben seni dinlerken bir yandan kendi geçtiğim yol böyle gözümün önünden geçti. Mesela yemek yerken bir yandan bir şeyler izleyen bir Zehra vardı. Orada yiyorsun, yiyorsun, yiyorsun. Tabaktaki bitiyor. Sonra tabak bitti, hadi masayı toplayalım. Sonra aradan çok zaman geçmeden bir kuru yemiş yiyeyim, bir meyve de yiyeyim, işte şunu da yiyeyim, bunu da yiyeyim gibi sürekli bir yeme eylemi. O ilişkilenme içerisinde benim ilk farkındalığım aslında şey olmuştu. Ben yemekle temas etmeden bağlantı kurmadan yemek yiyormuşum.
Evet. Ne kadar güzel bir farkındalık. Ve tabii ki bu farkındalıklarından sadece bir tanesi olduğunu da ben biliyorum. Aynısı benim için de geçerli. Ve hala da yemekle olan ilişkimde yeni farkındalıkları keşfetme yolculuğundayım. Bitmiyor çünkü işte bilmem kaç sene, hani 30 sene, 40 sene farklı bir ilişki kurunca ve çocuklukta da çok güçlü kodlar orada olunca oradaki farkındalık herhalde bitmiyordu, bitmiyordu.
Gülen peki bu videoyu izleyip de şu an hızlıca kilo vermek ya da fit girmek isteyenler için Nereden başlayabilirler? Birazcık orada bize konuyu açar mısın?
Evet, açalım. Benim de senelerce yaptığım bir döngü var, bir kısır döngü var. Muhtemelen senin de girdiğin. O da şöyle bir kısır döngü. Belli bir dönem yiyoruz, yiyoruz, yiyoruz. Kilolar yükseliyor. Ve ondan sonra da bir an önce o kilolardan kurtulmak için bir takım diyetlere başvuruyoruz. Bunların bazısı için de uzmanlardan destek aldığımız da oluyor. Ve o dönem, yani o kilo verme döneminde genelde de bedenimizi zapturapt altına aldığımız, kendimizi sıkıştırdığımız bir beslenme şekliyle bir takım kilolar veriyoruz. Ve sonra çoğunlukla o kilolar verdiğimizden de daha çok olarak bize geri dönüyor. Bazılarımız bu döngüyü çok daha sert bir şekilde yapıyor. Yani daha radikal, daha sert diyetlere başvuruyor. Ve çok daha hızlı bir şekilde ya da hızlı bir şekilde olmasa da o döngünün içinden çıkamıyor. O çok sıkışmışlık yaratan bir döngü. Öncelikle bu döngüyü nasıl yarattığımızı, o döngünün dinamiklerini konuşmakla başlayabiliriz diye düşünüyorum. Onun için de iki tane küçük obje ile bunu anlatalım diyorum. Evet efendim, iki tane obje seçmiş bulunmaktayım evden.
Konumuzla da çok uyumlu oldu objelerimiz.
Yani bilinç dışım direkt kase, yemekle ilgili salondan seçmiş durumda objeleri.
Bu obje seçimiyle ilgili de çok kısa bilgi verelim mi burada Gülen?
Şimdi objeleri konuşturmak, objeleri seçmek, onlara neden nasıl seçtiğine bakmak vs. bizim Art of Existence koşulunda kullandığımız yöntemlerden bir tanesi. Bu arada bizim yarattığımız bir yöntem değil. Birçok aslında psikolojik yaklaşımda da objeler, sanat kullanılıyor. Bunun amacı zihnimizin yapısını anlamak. İçimizdeki aynı zamanda duyguların farklaşmasını anlamak.
Gülhan, bu obje seçimini rastgele mi yapıyoruz oda içerisinde peki?
Evet, yani koçlukta koçluk alan kişiye koç rastgele seçtirir. İçindeki o iki parça, yani burada mesela diyet yapmak isteyen, fit olmak isteyen parçayla diyet yapmak istemeyen ve pizza gömmek isteyen, hamburgerleri gömmek isteyen, kazandibi gömmek isteyen parçanın aslında bir ikilemini yaşıyoruz biz. O ikilemi anlamak, orada içimde ne oluyor anlamak için ben şimdi bu iki parçayı seçtim.
Peki bu elindeki parçalardan hangisi senin içindeki hangi parçayı temsil ediyor şu an?
Doğrudan çekildiğim parçaları seçtim. Şimdi elimi aldığımda çok ilginç bir şey. Bu aslında daha büyük olan. O yüzden kilo vermek istemeyen parça gibi mantığım söylüyor ama yok bu benim kilo vermek isteyen parçamı temsil ediyor. O zamanlardaki yani bunların içinde bir ikisinin arasında bir savaş var. Bu ise ben kilo vermek istemiyorum diyen parça oldu. Halbuki tam tersini olmasını bekleriz ama şu anda yok. Bakıyorum hani bu parça baya bir kilo vermelisin, fit olmalısın, zaten aşırı şişmansın, eskiden ne kadar güzeldin diye konuşuyor. Bu da ama ama diye konuşuyor. Hatta bunun sesi de o kadar da çıkmıyor. Yani bizim o kiloları vermek isteyen tarafımız bilinçte söylediğimiz taraf ama baskın olan, küçük, görünmeyen, bilinç dışımızda yemek yemek isteyen ve çoğunlukla da çok sağlıklı da yemek yemek istemeyen, sadece yemek isteyen tarafımız oluyor. Ve bizim bu parçayla özdeşleşip vereceğim vereceğim dediğimiz her an bu parça da aslında güçleniyor, bu parça da büyüyor. O yüzden önce bu dinamiği bir anlamak gerekiyor. Ben ne kadar irade yapıp kilo vermeye çalışırsam o kadar o kiloları tekrar geri alacağım.
Aslında bugüne kadar da diyet yapıp o hayal ettiğim kiloya ulaşıp sonra bir şekilde bir süre sonra kilo almamın sebebinde arka tarafta bu iki parçanın kendi içindeki çatışması yatıyor.
Çok doğru. Ve bu çatışmaya ben gözlemci konumu dediğim belli bir mesafeden bakamıyorsam bir bu parçayla bir öbür parçayla özdeşleşiyorsam bu içimdeki dinamik devam edecek. Peki ne yapacağız diye. Evet. Şimdi bu videoyu seyredenler tamam anlattın da ne yapacağız ne yapacağız diye sorduklarını duyar gibiyim. Şimdi temel noktalardan bir tanesi o içimdeki çatışmayı büyütmemek. O nedenle benim bu videoyu seyredenlere tavsiyem kendileri için iradelerini zorlamayacak adımlar belirlemeleri. Yani kilo vermek için juicing yaparak ya da kalori kısıtlayarak ya da eliminasyon diyeti yaparak ilerlemeleri değil. Çünkü orada yine bir irade ve onun karşılığında da hayır ben yiyeceğim savaşını alevlendiriyoruz. Onun yerine senin için şu an yapabileceğin daha küçük, daha minnak adım bu hafta ne olabilir? Bu sadece bir bardak su eklemek olabilir kendi sağlığına. Hayatına hoşuna gidecek ama gerçekten kokusuyla, tadıyla hoşuna gidecek bitki çaylarını katmak olabilir. Bu arada örnekleri genelde eksiltmeden değil, eklemeden veriyorum şu anda. Onun da bir sebebi var. Çünkü o eksiltmeler yine o içimizdeki savaşı büyütüyor. Yani kahveyi bırakmak, kahveyi azaltmak yerine bitki çayı ekleyebiliyor muyum? Su ekleyebiliyor muyum? gibi adımlardan başlanabilir. Hatta adımlar belki de bir şeyleri koyma değil, sırf farkındalıkla bakma adımları da olabilir. Yani ne oluyor da ben gece gidip cips yeme arzum içimden geliyor. Acaba hangi duygusal ihtiyaç için o cipsi yiyorum diye. Sırf oraya bakma, oraya farkındalıkla bakmayı seçiyorum ben. Önümüzdeki 3 hafta da diyebilirim. Ve orada bakacağım ki, bir iç sıkıntısı oluyor içimde. O iç sıkıntısı belki eğlence ihtiyacı mı bana söylüyor? Belki dinlenme ihtiyacı mı söylüyor? Ve dinlenme ihtiyacıyla cips yemeği arasında bir bağlantı var belki. Onlara baktığımda da insanın sistemi o ihtiyaçlar için farklı stratejiler geliştirme üzerine çalışıyor zaten. Çoğunlukla da otomatik olarak çalışıyor. Sizin için en yapılabilir adım ne? Oradan işe başlamak mühim.
Gülhan ben burada kendi profiterol örneğimi paylaşmak istiyorum. Benim profiterola farkındalıkla bakmaktaki ilk adımım yerken ne yediğimi kendime söylemek oldu. Şu anda bir kaşık profiterol yiyorum. Şimdi ikinciyi yiyorum, üçüncüyü yiyorum diye ta ki bir burada durabilirsin Zehra diye bedenim bana söyleyene kadar devam ettim. Normalde bunu yapmadan önce böyle hiç farkında olmadan bir kilo profiterolu misler gibi yediğim zamanlarım var ama şimdi profiterol zaten yiyemiyorum ama yerken de o zaman etiketlemek onu bir kaşığı yedim, iki kaşığı yedim demek bir şey uyandırıyor beynimde. Şu an yiyorsun ama ne için yediğine bir bak gibi. bana onu hatırlattı orada.
Evet, farkındalık geliştirme. Yani özetle aslında bizim söylediğimiz bu yeniden ilişkilenme de tam olarak bu. Bu savaştan çıkıp iradeyle kilo vereyim, iradeyle tatlı yemeyeyim savaşı bizim içerimizdeki o profiterol yemek isteyen, cips yemek isteyen parçayı da delirtiyor aslında, çıldırtıyor. O yüzden yiyelim, farkındalıkla yiyelim ve acaba yeni bir takım alışkanlıklar da, bana iyi gelecek alışkanlıklar da hayatıma sokabiliyor muyum? Minik minik, kendimi zorlamadan, acaba bunları yapabiliyor muyum? dediğimizde çok hızlı değil ama zaman içerisinde o farkındalık geliştikçe gerçekten daha sağlıklı, daha fit, bir insan oluyoruz ve bence daha da önemlisi o içimizdeki o savaş yani şu anda bile söylerken içimde böyle bir şey oluyorum, sıkışıklık hissediyorum. O sıkışıklık olmuyor. O sıkışıklık olmayınca da o kadar canım cips yemek de istemiyor aslında.
Evet kesinlikle profiterol yerken o yaşadığım farkındalık benim bir süre sonra Şu geldi bana, yorgunsun ama bir yandan da eşinle film izlemek istiyorsun, uyanık kalmak için o tatlıyı yiyorsun Zehra. Bunu içimde duyduktan sonra orada şeye baktım, evet eşimle zaman da geçirmek istiyorum ama vücudum tatlı da istemiyor. Ben onun yerine benim içimi, enerjimi canlandıracak bitki çayı koydum. Bazılarında bitki çayı içerek ona eşlik ettim, bazılarında koynunda uyuyarak ona eşlik ettim.
Evet. Yorgunluğunu uyuyarak.
Yani orada hem onunla temas ve bağlantıda kalıyorum, öte yandan bedenim yorgun ve dinlenmek istiyor. Uyanık kalmak için bir şeyler yemek istemiyor aslında. Bunu fark etmiş olmak benim Yani hem kilo vermeme katkıda bulundu hem de uyandığında da daha güzel uyanmaya başladım.
Son olarak da şunu anlatmak istiyorum. Hangi beslenme şeklinin bizim için daha iyi olduğu otoriteler tarafından bize sıkça söyleniyor. Ve biz otoritelerden duymaya da çok alıştık. İşte vegan beslenme iyidir. Alkali beslenme iyidir. Glütensiz beslenme iyidir. Vesaire diye. Bu da bizim içimizdeki aslında çatışmayı bayağı alevleyen bir şey. Yani o zaman içimizdeki bir ses diyor ki, bak böyle beslenmek iyiymiş, sen böyle böyle beslenmiyorsun, ne kadar kötüsün, ne kadar tembelsin, ne kadar açgözlüsün vs. vs. Yani o otoriteleri dinlemek de bizim zihnimizi besliyor bir yandan ama bir yandan da bedenimizden bizi bayağı kopartıyor. O yüzden neyin ne kadar iyi olduğunu, hangi beslenmenin bizim için ne kadar iyi olacağına bizim bedenimizde dinleyerek karar vermemiz çok önemli. Belki bizim için aykali beslenmek değil ya da glüteni tamamen kesmek değil. Kolaylı olan ilişkimize farkındalık getirmemiz, kolayı azaltmamız, ya da günde kaç bardak kola içiyoruz bir ona bakmamız gerekiyor. O nedenle nurlu ufuklardaki işte 48-50 kilo alkali beslenen insan olmaya değil de şu anda benim için neye farkındalık getirmek, neyi bir parça azaltmak ya da neyi bir parça çoğaltmak mümkün. Oraya odaklanmamız, şimdiki ana odaklanmamız çok önemli. Yoksa onlarca yüzlerce otorite figürünün bize söylediği şekilde hayatımızı düzenlememiz gerçekten mümkün değil. Sevgili dostlar, biz birçok zaman sinir sistemimizi regüle etmek için, gevşemek için, dinlenmek için yemek yiyoruz. Hem Art of Existence'ın o 3 yıllık bireysel uzun programında sinir sistemi regulasyonu üzerine bayağı bir eğitim veriyoruz. Hem de aynı zamanda ücretsiz Art of Existence topluluk eğitimlerimiz var. Sinir sisteminizi çok daha iyi anlayıp tanıyabileceğiniz ve sinir sistemi regulasyon becerileri kazanabileceğiniz. Ben bu eğitimleri takip etmenizi öneriyorum. Bütün bu detaylar da hem videonun altında hem de Instagram hesabımızda. Yeni videolarımızda buluşmak üzere. Videomuzu beğenmeyi ve bize yorum yazmayı lütfen unutmayın.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









